Görüyorum taa beylikdüzünden avcıları, küçükçekmeceden floryayı.. Yürüyorum sahilden bakırköyü Zeytinburnu’nu samatyayı..koca mustafa paşa Yenikapı sirkeci.. geldik mi eminönüne, ne felaket kazınmış midem, getirin haliçin en iri uskumrusunu masama bakalım.. Avcılardaki öğrenci kızlar, floryadaki zengin kızlar, sirkecide turist kızlar, acaba sırada hangileri var? Bi güzel doydu karnım, hemen ayaklandım. Karaköyün puslu havasındaki kayıp orospuları, yüksek kaldırımın saatçi zencileriyle kırıştırıyor iş çıkışı. Tünelden taksime doğru uzanan istiklal caddesindeki kızlar hangi birinize bakayım, velevki iki gözüm var sadece.. Galatada eylemci, greenpeaceci, Taksimde öylesine bekleyen birbirinden renkli kızlar, sıraselvilerden cihangire inen geleceğin ünlü sima adayları, firuzagada kıraathaneye oturmak için sıra bekleyen garip kızlar, roma merdivenlerine oturup bira içen dövmeli piercingli rastalı asi punkçı kızlar, tophanede oturup kamu spotlarına aldırmadan nargilenin marpuçunu kökleyen kızlar, az ötede İstanbul moderndeki sergi dolaşan marjinal kız grupları, beşiktaştaki balık pazarında fink atan dişi kartallar, ortaköydeki waffle hastası kızlar, bebekte tiki kızlar, etilerde sosyete kızlar.. mecidiyeköyde evine dönmek için metrobüs bekleyen orta direk aile kızları.. levent metrosunda kanyondan akan güzeller güruhu, gayrettepeden zorluya çıkan nur fettahoğlu, bak bak bitmez, say say bitmez, daha bunun karşısı da var, kadıköyün modalı kızları, caddebostan ahalisi, suadiye erenköy ikoncanları, üsküdara giderken aldı da rıhtımdan beni peşine taktı kızkulesi.. Hani o kanlıca sahilindeki simyalı kızlar, yalı çapkınlarını bekleyen zilli zarifeler.. Sen bizi İstanbul kızlarının gazabından koru ey tanrım! Çok güzeller çok, izmir’de bile yok artık bunlardan yok.. Egesinden akdenizinden karadenizinden, içeriden dışarıdan doğudan batıdan, en güzellerini seçip koymuşlar bu şehire, şehir daha da güzelleşsin diye sanki..
17 Kasım 2018 Cumartesi
3 Kasım 2018 Cumartesi
Alegorik Şiir

Çiçeğin özü bal ise, balın özü de sensin bence
Yeryüzünde aşk var ise, aşkın yüzü sensin bence..
Gerdanından oluk oluk aşk akıyorken her yere
Ruhumun peteklerine damla bile değmiyor ya,
İşte ben ona üzülüyorum..
Ben, kokusuna bile sarhoş olabiliyorken güzelliğinin
Umudumun eteklerinde bile karlar hiç dinmiyor ya
İşte ben, çok üşüyorum..
Karamsarlığın, tereddütlerin, muhafazakar duyguların
Bunların hepsi seni sınırlıyor, hapsediyor kendine
Farkındasındır mutlaka..
Ruhsal dünyan karmakarışık, biliyorum bunu da
Benimkisi de çok farklı değil keza,
Zihninin engebelerinde koşturup duruyorum, bütün gün
Bilincinin uçurumlarından yuvarlanıyorum, her gece..
Aslında gökkuşağı gibi senin de rengarenk bir ruhun var, ama
O da, güneş ve yağmurun buluşmasında görülebiliyor, ne yazık..
Biliyor musun?
Ben aslında senin bilinçaltındayım hep..
Ne zaman denize baksan ben ordayım,
Lodosla yaklaşan bir dalga var ya, işte o benim..
Ne zaman ormana baksan, fundalıkların arasında
Sarmaşık dolanmış eski bir çam ağacı, işte ben..
Ne zaman havaya baksan, balkona çıkıp
Göçmen kuşların arasında kamufle olmuş
Seni gözetleyen bir martı, benim işte..
Güneşin eflatun, pembe şualarının arasında
Mutluluğun resmini çizmeye çalışan
Şeklini tahmin etmeye çalıştığın bulut, evet benim o..
Gece ayın etrafındaki hale de ben,
Dilek tutmandan önce kayan o yıldız da ben,
Sokağıma adını veren denizdeki yakamoz da benim..
İçinde duyduğun fısıltılar bile benim
Her yerde, her şeyde ben varım işte..
Bir yığın düşünce var beynimin içinde,
Hepsi seninle alakadar
Baksan bir avuç fikir işte,
Sana o kadar uzaktalar..
ULAŞ TUZAK
16 Ekim 2018 Salı
Bana Bi Şiirler Oluyor
Bana bi şiirler oluyor yine
fırlayıp kalkıyorum ayağa
boğazı kupkuru olmuş
dudakları birbirine yapışmış
Kafası karışmış bi halde..
bana bi şiirler oluyor
dünümü görüyorum düşümde
gözlerimde canlanıyor mazi
bugüne daha çok var
henüz başındayız geçmişin..
bana bi şiirler oluyor
karalayasım var yine
doldurasım var boşlukları
canlandırasım var ölüleri
hoplatmalıyım yürekleri..
bana bi şiirler oluyor
çok fazla geldi üzerime
doldum taşmak üzereyim
bendimi çiğner aşarım
enginlere sığmam bu gece..
bana bi şiirler oluyor
ne gibi şeyler bilmiyorum
sözüm ona anımsar gibiyim
telaffuzu çok zor
anlaşılması basit..
bana bi şiirler oluyor dostlar
şarkı çığırmak istiyorum
coşkumu kaybetmişim
hiçe karışıyor mırıldanmalarım
sessizlik ispiyonluyor
sesimin çirkinliğini..
bana bi şiirler oluyor gece gece
göğsümde bi sıkışma var
gevşet gevşetebilirsen
kravat değil ki bu
çözemezsin hemen..
bana bi şiirler oluyor
bi derdim var belli
tutamıyorum içimde
nerden bakarsan görünüyor
saklayamıyorum ki
hani iyice bi baştan okusan
belki anlarsın
her şey apaçık ortada
evet dilinin ucunda..
bana bi şiirler oluyor
ve sen de biliyorsun bunu
hoşuna gidiyor inat etmek
sessizce seyretmek
ama söylemiyorsun bunu
eğleniyorsun değil mi?
Bana bi şiirler oluyor
Çok yaklaştım sana
Yanıbaşındayım hemde
Ilık bir nefes kadar
Sende hissediyor musun?
Bana bi şiirler oluyor gerçekten
Sanırım sana dokunuyorum
Sözcüklerim vücudunda geziniyor
Damarlarındaki kandan farksız
Olup bitenlerden
Aklından geçenlerden
Sırtından süzülen terden
Sana da bi şiirler başladı şimdi..
Bana bi şiirler oluyor
Denizin mavisine
Ormanın yeşiline
Güneşin sarısına ne olmuş öyle?
Doğanın rengi solmuş
Yoksun yine görünürde
Üzülmüyorum ama sızlıyor içim
Napim? Bende rakı basıyorum
Sızısını geçirsin diye..
Ulaş Tuzak
fırlayıp kalkıyorum ayağa
boğazı kupkuru olmuş
dudakları birbirine yapışmış
Kafası karışmış bi halde..
bana bi şiirler oluyor
dünümü görüyorum düşümde
gözlerimde canlanıyor mazi
bugüne daha çok var
henüz başındayız geçmişin..
bana bi şiirler oluyor
karalayasım var yine
doldurasım var boşlukları
canlandırasım var ölüleri
hoplatmalıyım yürekleri..
bana bi şiirler oluyor
çok fazla geldi üzerime
doldum taşmak üzereyim
bendimi çiğner aşarım
enginlere sığmam bu gece..
bana bi şiirler oluyor
ne gibi şeyler bilmiyorum
sözüm ona anımsar gibiyim
telaffuzu çok zor
anlaşılması basit..
bana bi şiirler oluyor dostlar
şarkı çığırmak istiyorum
coşkumu kaybetmişim
hiçe karışıyor mırıldanmalarım
sessizlik ispiyonluyor
sesimin çirkinliğini..
bana bi şiirler oluyor gece gece
göğsümde bi sıkışma var
gevşet gevşetebilirsen
kravat değil ki bu
çözemezsin hemen..
bana bi şiirler oluyor
bi derdim var belli
tutamıyorum içimde
nerden bakarsan görünüyor
saklayamıyorum ki
hani iyice bi baştan okusan
belki anlarsın
her şey apaçık ortada
evet dilinin ucunda..
bana bi şiirler oluyor
ve sen de biliyorsun bunu
hoşuna gidiyor inat etmek
sessizce seyretmek
ama söylemiyorsun bunu
eğleniyorsun değil mi?
Bana bi şiirler oluyor
Çok yaklaştım sana
Yanıbaşındayım hemde
Ilık bir nefes kadar
Sende hissediyor musun?
Bana bi şiirler oluyor gerçekten
Sanırım sana dokunuyorum
Sözcüklerim vücudunda geziniyor
Damarlarındaki kandan farksız
Olup bitenlerden
Aklından geçenlerden
Sırtından süzülen terden
Sana da bi şiirler başladı şimdi..
Bana bi şiirler oluyor
Denizin mavisine
Ormanın yeşiline
Güneşin sarısına ne olmuş öyle?
Doğanın rengi solmuş
Yoksun yine görünürde
Üzülmüyorum ama sızlıyor içim
Napim? Bende rakı basıyorum
Sızısını geçirsin diye..
Ulaş Tuzak
15 Ekim 2018 Pazartesi
Tek Kişilik Senfoni
Sabaha yaklaştım, balkondayım hala,
Mevzular derin, mevziler sığ
Saklayamadım, saklanamadım
Denizyıldızları su yüzüne çıkmış, yüzüyorlar
Abartmadım, hiç şaşırmadım
Uykum yok, yatağım diken tarlası
Uzanamadım, dayanamadım
Kafamda gezinen yüzlerce koyun sürüsü
Çitten atlatamadım, hiç sayamadım..
Meseleyi biliyorsun ya, olamadık
Olduramadım..
Çay demledim, içmek istedim
İçemedim..
Elimi ısıtacak bardak vardı sadece
Isınamadım..
Elin yoktu elimde, elini tutamadım
Tutunamadım.
Sensiz sedasız düşünüp durmak böyle
Sükutun nabzını duymak pervasız
Kafayı kırmak böyle gecelere mahsus herhalde
Kalbimi kırmak istiyorsan sen böyle hep sus
Şu küçük kasabada sen varsın, ben varım
ama biz yokuz neden?
Dokuz yıldır buradayım ve hala görüşmüyoruz
Neden?
Tanışıyoruz, konuşuyoruz
Ama sevişmiyoruz, neden?
İki şeyi hiç saklayamam ben;
Sarhoşluğumu ve aşık olduğumu
Ve şu an aşktan sarhoşum, kimden saklıyorum
Neden?
“Özlem, gidip görmek istemen ama gidememen, görememen;
gene de, istemen” demiş bi şair,
Yahu, ben artık özlemek istemem
Canım çıkasıya kadar sevmektir huyum
Seni çekiyor canım, sana açım
Sensin, ekmeğim, suyum
“Düşmeye doyamadığım dipsiz kuyum”..
“Ayrılıklar küçük aşkları öldürür ama sevdaları büyütür
Rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi”
Senden ayrı kaldığım her dakika büyüyen bir yangınım
Dedim ya, beni söndürecek suyum sensin
Bana hayat verecek can suyum da sen..
“Su misali aktı ömrüm
Ben ne yangınlar gördüm..”
Böylesini görmedim..
Dinle ve artık anla!
Aşk için bir tedavi yok, bu sadece bir hayal
Sevmekten kurtulmak için geçilen yollar çetrefilli
Delirmek belki en kestirme çare
Ne yazık!
Tımarlandı her yanım sana gelene kadar..
Hayatım serüvenler içinde geçti
İçimde tükenmez arzular vardı
Bir sporcu ya da sanatçı gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Ne kadar yorulduğumu anladım..
Sakinleştiğimi, durulduğumu anladım..
Denize dökülen bir ırmak gibi
Menderesler çizerek sende durduğumu
Sonumun ve başlangıcımın yine sen olduğunu
Anladım..
Bu ‘aşk’ ne garip bi sözcük
Sanki ilk kez duydum, yadırgıyorum
“Aşk”..
Bilmem bulur muyum acep
Sahile inip yollara baksam?
Karşılaşır mıyız yine prensesin orda?
Söner mi yangınım?
Yatışır mı özlemim?
Bir gün belki, nihayet, der miyim?
Bir akşam, bir sabah, bir gece yarısı
Çıkarsan karşıma yeniden,
Durup bakışırız, göz alabildiğine hem de
Zaman durur, bakakalırım yüzüne
Yüzün de manzum bir şiir, henüz okunmamış
Dudaklarımla buluşur, bir şarkı olur
Ömür boyu sürer lirik nağmelerin sedası
Güvercinlik sahilinde..
Seni düşünürken şair olacağım galiba,
Seni düşünürken, üşümüyorum bu gece
Su içmeye bile üşenen ben
Hiç üşenmiyorum seni düşünürken,
Begonviller çiçek açıyor gece gece
Gece yaseminleri daha bi güzel kokuyor
Limon bile tatlı seni düşünürken,
Kara bi kedi zıplıyor duvardan ağaca
Bir yeşil mandalina düşüyor yere
Yuvarlanıyor sahile doğru
Üşenmeden izliyorum onu da,
Seni düşünmek güzelleştiriyor her şeyi
Ruhumu boğan bu sessizlik bile en güzel şarkı şimdi
Yalnızlığım, en iyi arkadaşım oluyor seni düşünürken
İçtiğim içkiler midemi yakmıyor
Başım zonklamıyor, seni düşünüyorum
Her derdime deva seni düşünmek
Seni düşünmek, umut dolduruyor göğsüme
Kalbimi yerinden söküp seni koysalar
Daha uzun, daha mutlu, daha güzel yaşarım
Yıldızları bitirene kadar sayarım, seni düşünürken
Sen olmasan da var ederim seni yanımda
Gözlerini var eder bakarım doya doya
Ellerini var eder tutarım, ısınırım
Saçlarını var eder okşarım, koklarım
Dudaklarını var eder öperim, kana kana
Seni düşünürken hiç korkmam ölümden
Ölüm bile cennet olur senin koynunda..
Yıldızlar hep uzaktan parlar
Davulun sesi uzaktan hoş gelir
Orda bir köy var uzakta
Gitmesek de bizim köyümüzdür
“seni uzaktan sevmek, aşkların en güzeli”
Bence iki sokak ötesi de çok uzak sayılır
“Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın”
Zira ben her gece yakamoz sokakta,
Balkonda oturup sana hasret duyuyorum
Ve her gün seni arıyorum uzaklarda
Başka başka sokaklarda..
Bi tütün olsaydı da sarsaydım
Şimdi tam zamanı, şafak vakti
Bi cigara olsaydı da içseydim
İçimden çıkartamadığım cümleleri
Üfleseydim de havaya çizseydim şimdi
Şu güzel fonun üzerine üstelik
Bir Ahmed Arif sıkıştırsaydım şuraya bi yere
Okusaydın keşke bu satırlarda severdin belki beni..
“Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hain, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça…
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni…”
Virtüöz: ULAŞ TUZAK
Mahlas: "Halikarnas Şarapçısı"
Mevzular derin, mevziler sığ
Saklayamadım, saklanamadım
Denizyıldızları su yüzüne çıkmış, yüzüyorlar
Abartmadım, hiç şaşırmadım
Uykum yok, yatağım diken tarlası
Uzanamadım, dayanamadım
Kafamda gezinen yüzlerce koyun sürüsü
Çitten atlatamadım, hiç sayamadım..
Meseleyi biliyorsun ya, olamadık
Olduramadım..
Çay demledim, içmek istedim
İçemedim..
Elimi ısıtacak bardak vardı sadece
Isınamadım..
Elin yoktu elimde, elini tutamadım
Tutunamadım.
Sensiz sedasız düşünüp durmak böyle
Sükutun nabzını duymak pervasız
Kafayı kırmak böyle gecelere mahsus herhalde
Kalbimi kırmak istiyorsan sen böyle hep sus
Şu küçük kasabada sen varsın, ben varım
ama biz yokuz neden?
Dokuz yıldır buradayım ve hala görüşmüyoruz
Neden?
Tanışıyoruz, konuşuyoruz
Ama sevişmiyoruz, neden?
İki şeyi hiç saklayamam ben;
Sarhoşluğumu ve aşık olduğumu
Ve şu an aşktan sarhoşum, kimden saklıyorum
Neden?
“Özlem, gidip görmek istemen ama gidememen, görememen;
gene de, istemen” demiş bi şair,
Yahu, ben artık özlemek istemem
Canım çıkasıya kadar sevmektir huyum
Seni çekiyor canım, sana açım
Sensin, ekmeğim, suyum
“Düşmeye doyamadığım dipsiz kuyum”..
“Ayrılıklar küçük aşkları öldürür ama sevdaları büyütür
Rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi”
Senden ayrı kaldığım her dakika büyüyen bir yangınım
Dedim ya, beni söndürecek suyum sensin
Bana hayat verecek can suyum da sen..
“Su misali aktı ömrüm
Ben ne yangınlar gördüm..”
Böylesini görmedim..
Dinle ve artık anla!
Aşk için bir tedavi yok, bu sadece bir hayal
Sevmekten kurtulmak için geçilen yollar çetrefilli
Delirmek belki en kestirme çare
Ne yazık!
Tımarlandı her yanım sana gelene kadar..
Hayatım serüvenler içinde geçti
İçimde tükenmez arzular vardı
Bir sporcu ya da sanatçı gibi
Hissedince sana vurulduğumu
Ne kadar yorulduğumu anladım..
Sakinleştiğimi, durulduğumu anladım..
Denize dökülen bir ırmak gibi
Menderesler çizerek sende durduğumu
Sonumun ve başlangıcımın yine sen olduğunu
Anladım..
Bu ‘aşk’ ne garip bi sözcük
Sanki ilk kez duydum, yadırgıyorum
“Aşk”..
Bilmem bulur muyum acep
Sahile inip yollara baksam?
Karşılaşır mıyız yine prensesin orda?
Söner mi yangınım?
Yatışır mı özlemim?
Bir gün belki, nihayet, der miyim?
Bir akşam, bir sabah, bir gece yarısı
Çıkarsan karşıma yeniden,
Durup bakışırız, göz alabildiğine hem de
Zaman durur, bakakalırım yüzüne
Yüzün de manzum bir şiir, henüz okunmamış
Dudaklarımla buluşur, bir şarkı olur
Ömür boyu sürer lirik nağmelerin sedası
Güvercinlik sahilinde..
Seni düşünürken şair olacağım galiba,
Seni düşünürken, üşümüyorum bu gece
Su içmeye bile üşenen ben
Hiç üşenmiyorum seni düşünürken,
Begonviller çiçek açıyor gece gece
Gece yaseminleri daha bi güzel kokuyor
Limon bile tatlı seni düşünürken,
Kara bi kedi zıplıyor duvardan ağaca
Bir yeşil mandalina düşüyor yere
Yuvarlanıyor sahile doğru
Üşenmeden izliyorum onu da,
Seni düşünmek güzelleştiriyor her şeyi
Ruhumu boğan bu sessizlik bile en güzel şarkı şimdi
Yalnızlığım, en iyi arkadaşım oluyor seni düşünürken
İçtiğim içkiler midemi yakmıyor
Başım zonklamıyor, seni düşünüyorum
Her derdime deva seni düşünmek
Seni düşünmek, umut dolduruyor göğsüme
Kalbimi yerinden söküp seni koysalar
Daha uzun, daha mutlu, daha güzel yaşarım
Yıldızları bitirene kadar sayarım, seni düşünürken
Sen olmasan da var ederim seni yanımda
Gözlerini var eder bakarım doya doya
Ellerini var eder tutarım, ısınırım
Saçlarını var eder okşarım, koklarım
Dudaklarını var eder öperim, kana kana
Seni düşünürken hiç korkmam ölümden
Ölüm bile cennet olur senin koynunda..
Yıldızlar hep uzaktan parlar
Davulun sesi uzaktan hoş gelir
Orda bir köy var uzakta
Gitmesek de bizim köyümüzdür
“seni uzaktan sevmek, aşkların en güzeli”
Bence iki sokak ötesi de çok uzak sayılır
“Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın”
Zira ben her gece yakamoz sokakta,
Balkonda oturup sana hasret duyuyorum
Ve her gün seni arıyorum uzaklarda
Başka başka sokaklarda..
Bi tütün olsaydı da sarsaydım
Şimdi tam zamanı, şafak vakti
Bi cigara olsaydı da içseydim
İçimden çıkartamadığım cümleleri
Üfleseydim de havaya çizseydim şimdi
Şu güzel fonun üzerine üstelik
Bir Ahmed Arif sıkıştırsaydım şuraya bi yere
Okusaydın keşke bu satırlarda severdin belki beni..
“Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hain, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça…
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni…”
Virtüöz: ULAŞ TUZAK
Mahlas: "Halikarnas Şarapçısı"
7 Ekim 2018 Pazar
Temenni
Kaybolmak,
Çok zor bişey değil ki..
Lakin yüreğinin yanında yöresinde
Aklının bir köşesinde bile
Var olma çabası göstermek
Umutlara istinad duvarları dikmek
Niyetimin ciddiyetiyle
Tatlı ısrarlarımı devam ettirmek
Bunu ne onur meselesi
Ne de gurur hadisesi haline getirmek
Aklıma estiğinde şiir söylemek
Dilediğimde seni düşleyebilmek
Vesaire..
Bunlar güzel şeyler hep..
İyi geceler sevgilim
Biliyorum iyi değilsin
Ama lütfen benim için
İyileş biran önce..
Çok zor bişey değil ki..
Lakin yüreğinin yanında yöresinde
Aklının bir köşesinde bile
Var olma çabası göstermek
Umutlara istinad duvarları dikmek
Niyetimin ciddiyetiyle
Tatlı ısrarlarımı devam ettirmek
Bunu ne onur meselesi
Ne de gurur hadisesi haline getirmek
Aklıma estiğinde şiir söylemek
Dilediğimde seni düşleyebilmek
Vesaire..
Bunlar güzel şeyler hep..
İyi geceler sevgilim
Biliyorum iyi değilsin
Ama lütfen benim için
İyileş biran önce..
21 Eylül 2018 Cuma
Yalnızlığın lüzumu yok
Yaş olmuş tam çekilmez zamanında
Akıl uçmuş gitmiş baştan
İş işten geçmemiş daha
Yılgın yorgun bedene yüklenen şaheser
Şahlandırıyor ruhun damarlarını bir gece yarısı
Umut, aşktan alıyor tüm var gücünü
Ben beslemiyorum, o kendi ürüyor arsızca
Toprağımın suyunu çeken bir darı türü
Türlü minvallerde türüyor yürekte
Tüketiyor minerallerimi
Aslında ne gerek var ne de yok
Bunalmış da balkonda yatıyor ekime son kala
Minik bi gıdıklanma hissiyatı
Tatlı bi sevişme ihtiyacı belki sadece
Düşününce doğruluyor düşünce kendini
Ne gerek var yalnızlığa bu gece
Yalnızlığın lüzumu yok bence..
Ulaş Tuzak
Akıl uçmuş gitmiş baştan
İş işten geçmemiş daha
Yılgın yorgun bedene yüklenen şaheser
Şahlandırıyor ruhun damarlarını bir gece yarısı
Umut, aşktan alıyor tüm var gücünü
Ben beslemiyorum, o kendi ürüyor arsızca
Toprağımın suyunu çeken bir darı türü
Türlü minvallerde türüyor yürekte
Tüketiyor minerallerimi
Aslında ne gerek var ne de yok
Bunalmış da balkonda yatıyor ekime son kala
Minik bi gıdıklanma hissiyatı
Tatlı bi sevişme ihtiyacı belki sadece
Düşününce doğruluyor düşünce kendini
Ne gerek var yalnızlığa bu gece
Yalnızlığın lüzumu yok bence..
Ulaş Tuzak
Kaydol:
Yorumlar (Atom)