Sen hâlâ uzaklarda, ben hâlâ dünümde.
Kapını çalmayı kaç kez istedim,
Gururum “dur” dedi, beceremedim.
.
Bir gün kesişir yollarımız elbet,
Geç gelen aşk, belki de servet.
Sabrın sonu hep selamet, di mi?
O zaman sen de dur azcık, sabret.
.
Varsın yorgun olsun dizler, varsın kırılsın kalp,
Ben yine kapına gelirim, bir elimde gül, diğerinde şarap.
Varsın bu gece de sokakta yatayım,
Kedilere senin adını anlatayım.
.
Gömlek ütüsüz ama üstü tertemiz,
Hayat bana küsmüş, yine de sersemiz.
Odam boş, ışık loş, gülmek bedava,
Bir tek sen eksiksin, tabi sana hava hoş.
.
Bir gün kesişir yollarımız elbet,
Geç gelen aşk, belki de servet.
Sabrın sonu hep selamet, di mi?
O zaman sen de dur azcık, sabret.
.
Varsın yorgun olsun dizler, varsın kırılsın kalp, Ben yine kapına gelirim, bir elimde gül, diğerinde şarap. Varsın bu gece de sokakta yatayım, Kedilere senin adını anlatayım.
.
Kolay biri değilim, biliyorum;
peki, bu zoru seven yanımı napayım?
“gel” desen, valizimi fırlatırım uzaklara,
Bi “kal” de, ömür boyu sarılayım sana.
.
Varsın yorgun olsun dizler, varsın kırılsın kalp, Ben yine kapına gelirim, bir elimde gül, diğerinde şarap. Varsın yıllar geçsin, varsın dünya dönsün, Bu serseri kalbin tek adresi sensin.