Halk uyandı, halk ayaklandı
Maymun gözünü açtı
Üç maymun kaçtı,
Ayaklar baş’ladı yürümeye..
Diren ey çapulcu!
Sen direndikçe “gaza” gelecek herkes
Korkanlar cesaret alacak senden,
Agorafobiler yok olacak
Diren çapulcu!
Bu ülkenin sana ihtiyacı var,
Mert, yürekli, cesur çapulcu
Diktatörler yıkılana kadar
Diren çapulcu..!
Halikarnas Çapulcusu
6 Haziran 2013 Perşembe
28 Mayıs 2013 Salı
Sonsuza Keder
Şimdi değilse, ne zaman?
Ya şimdi ya hiç bi zaman
Durum aynıysa her zaman
Neyi bekliyoruz o zaman?
Hep mi zaman, ah be kader
Hep bi aman, eh be birader
Bekle bekle nereye kadar
Ya şimdi ya sonsuza keder..
Halikarnas Şarapçısı
28.05.13
Ya şimdi ya hiç bi zaman
Durum aynıysa her zaman
Neyi bekliyoruz o zaman?
Hep mi zaman, ah be kader
Hep bi aman, eh be birader
Bekle bekle nereye kadar
Ya şimdi ya sonsuza keder..
Halikarnas Şarapçısı
28.05.13
27 Mayıs 2013 Pazartesi
cırlayıpduran gece
konuşma fısıltıya
fısıltı fosurtuya dönüpduru,
ve ende cırcır böcekleri
hakim olupduru geceye
aksiseda yok
rüzgar bile esmeyipduru,
yanan omuzlarımda
tatlı pembe bi acı
kanımdaki alkol oranı
alt seviyelere inmiş
ama gözlerim hala
aynı güzeli görüpduru
yıldızlar çok sevimlile
göz kırpıvatı bi de
yıldızları çok severim
boynundakileri de öyle
dilim varmayıpduru dimeye
dudaklarım titreyipduru
kıramp girivatı çeneme
ama yine de sevipduru
o kan pompası seni
ah bi şişe şarap
olaydı gücüle,
bi de sen sonra
gireydin goynuma
ne güzel sevişipduruduk
emme yoğsun işte
cırcırları dinleyipdurum
nefesinin yerine..
Halikarnas Şarapçısı
fısıltı fosurtuya dönüpduru,
ve ende cırcır böcekleri
hakim olupduru geceye
aksiseda yok
rüzgar bile esmeyipduru,
yanan omuzlarımda
tatlı pembe bi acı
kanımdaki alkol oranı
alt seviyelere inmiş
ama gözlerim hala
aynı güzeli görüpduru
yıldızlar çok sevimlile
göz kırpıvatı bi de
yıldızları çok severim
boynundakileri de öyle
dilim varmayıpduru dimeye
dudaklarım titreyipduru
kıramp girivatı çeneme
ama yine de sevipduru
o kan pompası seni
ah bi şişe şarap
olaydı gücüle,
bi de sen sonra
gireydin goynuma
ne güzel sevişipduruduk
emme yoğsun işte
cırcırları dinleyipdurum
nefesinin yerine..
Halikarnas Şarapçısı
23 Mayıs 2013 Perşembe
19 Mayıs 2013 Pazar
er'keklik
düşlerin deryasında düşünce tutuyorum
sinir ağlarımla..
balık istifi düşünceler düşünce tekneme
oluk oluk akmaya başlayınca
ışıltılı bir görüntü oluşuyor üzerlerinde,
bu parıltıyı kaybetmemek için
sürekli çalışır tutarım teknemi,
tutabildiğim kadar düşünce tutar
birbirine karışana kadar sinir ağlarım..
sinirlenince bazen ağlarım
ama daha çok gülerim
kimse anlamasın diye,
erkekliğe sığdıramam ben de
istemem aciz görünmeyi..
hep güçlü olmayı
en azından öyle görünmeyi,
güçlüden yana arka çıkmayı hep
adet edinmişizdir nedense?
sorarsanız cevabını kimse veremez
açık yüreklilikle..
düzen böyle diye düşünürüz
belki de..
aslında gücümüzü de
sözde gösteririz,
gövde gösterisine yemez
bitaraflarımız,
er meydanında dövüşmeye
gözü kesmez kimsenin..
kaçar dururuz,
bi de bahane uydururuz üstüne
erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır,
diye..
Halikarnas Şarapçısı
yıldızsız bir gece
sinir ağlarımla..
balık istifi düşünceler düşünce tekneme
oluk oluk akmaya başlayınca
ışıltılı bir görüntü oluşuyor üzerlerinde,
bu parıltıyı kaybetmemek için
sürekli çalışır tutarım teknemi,
tutabildiğim kadar düşünce tutar
birbirine karışana kadar sinir ağlarım..
sinirlenince bazen ağlarım
ama daha çok gülerim
kimse anlamasın diye,
erkekliğe sığdıramam ben de
istemem aciz görünmeyi..
hep güçlü olmayı
en azından öyle görünmeyi,
güçlüden yana arka çıkmayı hep
adet edinmişizdir nedense?
sorarsanız cevabını kimse veremez
açık yüreklilikle..
düzen böyle diye düşünürüz
belki de..
aslında gücümüzü de
sözde gösteririz,
gövde gösterisine yemez
bitaraflarımız,
er meydanında dövüşmeye
gözü kesmez kimsenin..
kaçar dururuz,
bi de bahane uydururuz üstüne
erkekliğin onda dokuzu kaçmaktır,
diye..
Halikarnas Şarapçısı
yıldızsız bir gece
Arapsaçı'na Döndüm
Kitaplığımın raflarındaki tozları temizlemek için bütün kitaplarımı yere indirdim bugün. Eski kitaplarımın arasından eski ajandam da çıktı. Ajandamın arasından eski sevgilimin iki fotoğrafı düştü, birinde mum alevini yaklaştırarak kocaman yeşilimtırak gözleri çekilmiş, diğerinde ise göğüs dekolteli siyah bir badi ile bol kırmızı rujla boyanmış dudaklarıyla çekilmiş. Fotoğraflara göz atıp tekrar ajandamın içine sakladım ve ajandamın ilk sayfasına yazdığı yazıyı gördüm, sanırım yazıldığından beri ilk defa okumuştum, neden böyle bişey yazmıştı acaba diye uzun uzun düşündüm, bir sonuca varamadım ama karşılaştığım bu durum beni etkilemedi desem yalan olurdu.
İnternete yazdığımda yazının alıntı bir yazı olduğunu fark ettim, bir kez de internetten okudum yazıyı ama birebir uyuşmuyordu, demek ki ezberlemiş ve aklında kalanları yazmıştı o zaman. Bugünleri görüp te mi yazmıştı acaba yoksa ilahi bir önseziyle mi yazdırılmıştı, bu düşünce irkilmeme sebep oldu, tüylerim dikeldi. Neden böyle bir tesadüfle karşılaştırmıştı beni Tanrı, neyin mesajını veriyordu bana ve neden şimdi?
Çok şakınım, istemediğim düşüncelerden kaçamıyorum, bitürlü kurtulamıyorum, her seferinde biyerlerden karşıma çıkıyor onu hatırlatacak materyaller. Hay aksi şeytan, arapsaçını doladı yine etrafıma ve zamanlaması bu kadar mı manidar olabilirdi? Dokunsalar ağlayacağım her an..
Dokunsalar Ağlayacağım
Dokunsalar ağlayacağım, iyi demek adettendir ya, iyiyim dedim..
değilim aslında!
anlatılması zor bir duygu içimdeki. Her harf, her kelime ve her cümle olduğundan ya çok basit,
ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi..
Bir gün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum. bir gün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum..
Kime, neye konuşursan konuş diyorum. Yeter ki susma!
Hiç bir söz yetmiyor beni bana anlatmama. Dinleyemiyorum kendimi acımadan içim.
Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu.. ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça..
Bir anlık değil boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın. Oysa ben iyiyim görünürde.
Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum.
Ya hep ben fazla geldim ya hep bişeyler eksik kaldı..
Şİmdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanımı..
Halikarnas Şarapçısı
İnternete yazdığımda yazının alıntı bir yazı olduğunu fark ettim, bir kez de internetten okudum yazıyı ama birebir uyuşmuyordu, demek ki ezberlemiş ve aklında kalanları yazmıştı o zaman. Bugünleri görüp te mi yazmıştı acaba yoksa ilahi bir önseziyle mi yazdırılmıştı, bu düşünce irkilmeme sebep oldu, tüylerim dikeldi. Neden böyle bir tesadüfle karşılaştırmıştı beni Tanrı, neyin mesajını veriyordu bana ve neden şimdi?
Çok şakınım, istemediğim düşüncelerden kaçamıyorum, bitürlü kurtulamıyorum, her seferinde biyerlerden karşıma çıkıyor onu hatırlatacak materyaller. Hay aksi şeytan, arapsaçını doladı yine etrafıma ve zamanlaması bu kadar mı manidar olabilirdi? Dokunsalar ağlayacağım her an..
Dokunsalar Ağlayacağım
Dokunsalar ağlayacağım, iyi demek adettendir ya, iyiyim dedim..
değilim aslında!
anlatılması zor bir duygu içimdeki. Her harf, her kelime ve her cümle olduğundan ya çok basit,
ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi..
Bir gün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum. bir gün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum..
Kime, neye konuşursan konuş diyorum. Yeter ki susma!
Hiç bir söz yetmiyor beni bana anlatmama. Dinleyemiyorum kendimi acımadan içim.
Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu.. ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça..
Bir anlık değil boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın. Oysa ben iyiyim görünürde.
Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum.
Ya hep ben fazla geldim ya hep bişeyler eksik kaldı..
Şİmdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanımı..
Halikarnas Şarapçısı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
