Kim demiş, insan mutluyken yazamaz diye?
Bak işte ben yazıyorum mutluyken de
Hem yazmak bi coşku meselesidir
Hüznün coşkusu gibi, mutluluk da ilham verir
Kim demiş, mutluluğun resmi çizilmez diye?
Bak işte ben çiziyorum kelimelerle
İçimi içime sığdıramıyorum ve
Yerimde duramıyorum bu düşüncelerle
Kim demiş, mutluluk gitti mi gelmez diye?
Bak işte bana geri geldi yine
Ne işim vardı, uzaklarda arıyordum onu
Halbuki gözümün önünde duruyordu
Kim demiş, mutlu olmak parayla diye?
Bak işte beş parasız mutluyum böyle
Sevenimden daha büyük hazinem mi var
Benim zenginliğim seviştikçe artar
Kim demiş, arasan da mutluluğu bulamazsın diye?
Kim demiş, onu bulsan da mutlu olamazsın diye?
Kim demiş, olsan da mutlu kalamazsın diye?
Boş ver, şimdi mutluysam gerisi yalandır be..
Halikarnas Şarapçısı
15 Haziran 2014 Pazar
4 Haziran 2014 Çarşamba
Sazsız Senfoni
Ordan bir LA notası ver şefim, laftan anlamayana gelsin bu beste
Dilinde tüy, gönlünde huy bitirene gelsin
Bünyeni esir, uykunu zehir edene gelsin
Ahırı kara gelsin, boynu altında kalsın..
Bir FA notası ver şefim, fakirliğin gözüne sokayım
Sokayım da kör olsun şu şerefsizin gözü
Gözünü para bürüyenlerin sahtekar sözü
Kahrolsun ölsün, bir daha görünmesin yüzü
Bir DO notası ver de, doktor olayım bir günlüğüne
Tedavi edeyim şu kanayan yaramı, mikrop kapmasın
Başka yüreğim yok ki yaşatacak beni
Neden başkası değil de, benim anam ağlasın?
Bir Mİ ver hele, midemi bulandıranların üstüne kusayım
Kan kusayım hem de, kıpkırmızı olsun suratları
Gören utanmış sansın da, insana benzetsin
Vasfını yitirmiş varlıklar, topunuzu Allah kahretsin..
Bir RE notası versen ya, resmini çizeyim yalnızlığın
Koyu pastel renkler ve kara kalem çalışayım bu gece
Ölüm sessizliği var içimde, aşk susuzluğu ve de
Derin, uçsuz bucaksız bir boşluk, karadelik şeklinde
Bir Sİ notası ver şefim, siktir olup gitsinler hayatımdan
Teğet bile geçmesin böyle orospular bi daha
Hepsi zamanında oynanmış puldular zaten
Şimdi ise kaybedilmiş bir kumar borcu oldular
Bir SOL ver bana, kulağımızın pası silinsin
Gönlümüzün kiri, beynimizin fikri silinsin
Bundan sonra ne ben, ne de başkası ilensin
Ne dilenci para diye, ne seven yare diye dilensin
Sana paydos ellerine sağlık, geç otur artık şefim
Notalar bitti, bundan böyle kulaktan devam ederim
Hem ben müziği notasız daha çok severim
Ben teşekkür ederim, lütfen geçin rica ederim
Yaz mevsimi resmen geldi, bugün 1 haziran
Gündüzler iyice uzadı, dayan gönlüm dayan
Geceler de kısalıyordu sözde ama o da yalan
Koskoca bir yalandı bana bu kıştan geriye kalan
Durumlar kötü, vaziyet çok sakat
Heyecan dorukta lakin kalmadı takat
Ne var ne yoksa hepsini bir çırpıda çöpe at
Yoksa suratına gelecek yumruk gibi tokat
Bir saz olaydım keşke söz olacağıma
Nameler daha kolay çıkıyor içimden
Hem ne uğraşayım kafiye diye
Ben böyle dümdüz yazıyorum işte
Aklına ne gelirse karala gitsin
Yeter ki içindeki sıkıntı gitsin
Beş para etmez ki şu hayat
Uğruna seneler boşuna gitsin
İstemeden kafiyeli yazıyorum yine
Ne bileyim artık alışkanlık olmuş
Kendiliğinden dökülüyor sözcükler öyle
Ben sadece kafamdan atıyorum böyle
Vardır elbet bunda da bir hayır
Olmasa tanrı düşürmezdi ya
İster inan, ister inanma
Üç vakte süzülecek dünya
Tarumar olan kafam mı, gönlüm mü
Yoksa hayatın akışına mı çekildi bir set?
Üzülme, dökülenler orada birikir
Ve muhteşem bir göl oluşturur sana
Estiriyor da estiriyor deli rüzgar arkamdan
Rüzgar gülü gibi döndürüyor beni
Her etkiyi değerlendirmek gerek gerçi
Ben de boş durmayım, bi şeyler üreteyim
Elektriğimi rüzgardan, suyumu gölden buldum
Şimdi ekmeğimi bulma derdindeyim
O da oldu mu değme keyfime
Sonra kendi gelecek benim evime
Çoluk çocuk cümbür cemaat
Kalabalık bir ailem olsun
Hır gür şamata, bir de kahkaha
Hepsinden azar azar tuzu biberi olsun
Çok değil, yetecek kadar cüzi
Ne sürüneyim, ne de gerineyim
Hava civa derdinde değilim
Elimi attığımda cebime, dolu olsun sadece
Hayalleri olanlarla işim olmaz bir daha
Benim hayallerim bana artıyor daha
Anıları olsun, bir o anlatsın, bir ben
Laflayarak geçsin ömrümüz burada
Bitiriyorum, tamam kanlanmasın gözlerin
Ağlasa geçer ama nerde öyle yüreğin
Derde derman olmayan, var mı gereğin
Üzülmeyin sakın siz, ben üzülürüm
Ne denir ki, zaten olmuş olana
Ne söylenir çoktan ölmüş adama
Diyeceklerin değiştirmeyecekse durumu
Ne gerek var boşuna dilini yormaya
Son bir nefes daha çek sigarandan
İçin dumanla dolsun, kapkara olsun
Görünmesin içinin fenalığı en azından
Katran karası sansınlar, acımasınlar
Acınacak biri varsa işte o benim
Ama bu halime yine de gülerim
Gülmeyip de napayım ağlayayım mı?
Ağlatanın da sülalesini sikeyim..
Yeter ulan edebiyat, edebiyat
Nereye kadar gidecek bu romanın sonu
Şiir gibi görünüyor aslında ama
Bitmiyor anasını satayım
Ne dolmuşum ne dolmuşum ki ben
Taşkın bir sel olmuşum gerçekten
Önüme geleni yıkıp götürecek
Azgın suyumda boğacağım yine ben
Yetmiyor sözcükler anlatmaya halimi
Tatmin etmiyor hiç bi kelime sualimi
Sözde öznesin şiirimde belki de
Belki de belirtisiz bir nesnesin şimdi
DO diyez ver şefim, dolmuşum boşalayım
Ya duracak kalbim ya da düzgün atacak
Ben ne diye elin derdinle uğraşayım
Yaşamak varken ömrünü güzelce
FA minör istiyorum şefim, fasıla başlayalım
Hem dinlenmişsindir de artık, gaza basalım
İçkiler benden bu gece, içmelere doyalım
Vuralım kadehleri, zil zurna sarhoş olalım
Sİ bemol ile bitir şefim, sitem etmeden gidelim
Evde bi güzel dinlenip yarın yine gelelim
Alalım içkimizi, muhabbete devam edelim
Kıramasın kimse güzel yüreklerimizi..
Halikarnas Şarapçısı
Dilinde tüy, gönlünde huy bitirene gelsin
Bünyeni esir, uykunu zehir edene gelsin
Ahırı kara gelsin, boynu altında kalsın..
Bir FA notası ver şefim, fakirliğin gözüne sokayım
Sokayım da kör olsun şu şerefsizin gözü
Gözünü para bürüyenlerin sahtekar sözü
Kahrolsun ölsün, bir daha görünmesin yüzü
Bir DO notası ver de, doktor olayım bir günlüğüne
Tedavi edeyim şu kanayan yaramı, mikrop kapmasın
Başka yüreğim yok ki yaşatacak beni
Neden başkası değil de, benim anam ağlasın?
Bir Mİ ver hele, midemi bulandıranların üstüne kusayım
Kan kusayım hem de, kıpkırmızı olsun suratları
Gören utanmış sansın da, insana benzetsin
Vasfını yitirmiş varlıklar, topunuzu Allah kahretsin..
Bir RE notası versen ya, resmini çizeyim yalnızlığın
Koyu pastel renkler ve kara kalem çalışayım bu gece
Ölüm sessizliği var içimde, aşk susuzluğu ve de
Derin, uçsuz bucaksız bir boşluk, karadelik şeklinde
Bir Sİ notası ver şefim, siktir olup gitsinler hayatımdan
Teğet bile geçmesin böyle orospular bi daha
Hepsi zamanında oynanmış puldular zaten
Şimdi ise kaybedilmiş bir kumar borcu oldular
Bir SOL ver bana, kulağımızın pası silinsin
Gönlümüzün kiri, beynimizin fikri silinsin
Bundan sonra ne ben, ne de başkası ilensin
Ne dilenci para diye, ne seven yare diye dilensin
Sana paydos ellerine sağlık, geç otur artık şefim
Notalar bitti, bundan böyle kulaktan devam ederim
Hem ben müziği notasız daha çok severim
Ben teşekkür ederim, lütfen geçin rica ederim
Yaz mevsimi resmen geldi, bugün 1 haziran
Gündüzler iyice uzadı, dayan gönlüm dayan
Geceler de kısalıyordu sözde ama o da yalan
Koskoca bir yalandı bana bu kıştan geriye kalan
Durumlar kötü, vaziyet çok sakat
Heyecan dorukta lakin kalmadı takat
Ne var ne yoksa hepsini bir çırpıda çöpe at
Yoksa suratına gelecek yumruk gibi tokat
Bir saz olaydım keşke söz olacağıma
Nameler daha kolay çıkıyor içimden
Hem ne uğraşayım kafiye diye
Ben böyle dümdüz yazıyorum işte
Aklına ne gelirse karala gitsin
Yeter ki içindeki sıkıntı gitsin
Beş para etmez ki şu hayat
Uğruna seneler boşuna gitsin
İstemeden kafiyeli yazıyorum yine
Ne bileyim artık alışkanlık olmuş
Kendiliğinden dökülüyor sözcükler öyle
Ben sadece kafamdan atıyorum böyle
Vardır elbet bunda da bir hayır
Olmasa tanrı düşürmezdi ya
İster inan, ister inanma
Üç vakte süzülecek dünya
Tarumar olan kafam mı, gönlüm mü
Yoksa hayatın akışına mı çekildi bir set?
Üzülme, dökülenler orada birikir
Ve muhteşem bir göl oluşturur sana
Estiriyor da estiriyor deli rüzgar arkamdan
Rüzgar gülü gibi döndürüyor beni
Her etkiyi değerlendirmek gerek gerçi
Ben de boş durmayım, bi şeyler üreteyim
Elektriğimi rüzgardan, suyumu gölden buldum
Şimdi ekmeğimi bulma derdindeyim
O da oldu mu değme keyfime
Sonra kendi gelecek benim evime
Çoluk çocuk cümbür cemaat
Kalabalık bir ailem olsun
Hır gür şamata, bir de kahkaha
Hepsinden azar azar tuzu biberi olsun
Çok değil, yetecek kadar cüzi
Ne sürüneyim, ne de gerineyim
Hava civa derdinde değilim
Elimi attığımda cebime, dolu olsun sadece
Hayalleri olanlarla işim olmaz bir daha
Benim hayallerim bana artıyor daha
Anıları olsun, bir o anlatsın, bir ben
Laflayarak geçsin ömrümüz burada
Bitiriyorum, tamam kanlanmasın gözlerin
Ağlasa geçer ama nerde öyle yüreğin
Derde derman olmayan, var mı gereğin
Üzülmeyin sakın siz, ben üzülürüm
Ne denir ki, zaten olmuş olana
Ne söylenir çoktan ölmüş adama
Diyeceklerin değiştirmeyecekse durumu
Ne gerek var boşuna dilini yormaya
Son bir nefes daha çek sigarandan
İçin dumanla dolsun, kapkara olsun
Görünmesin içinin fenalığı en azından
Katran karası sansınlar, acımasınlar
Acınacak biri varsa işte o benim
Ama bu halime yine de gülerim
Gülmeyip de napayım ağlayayım mı?
Ağlatanın da sülalesini sikeyim..
Yeter ulan edebiyat, edebiyat
Nereye kadar gidecek bu romanın sonu
Şiir gibi görünüyor aslında ama
Bitmiyor anasını satayım
Ne dolmuşum ne dolmuşum ki ben
Taşkın bir sel olmuşum gerçekten
Önüme geleni yıkıp götürecek
Azgın suyumda boğacağım yine ben
Yetmiyor sözcükler anlatmaya halimi
Tatmin etmiyor hiç bi kelime sualimi
Sözde öznesin şiirimde belki de
Belki de belirtisiz bir nesnesin şimdi
DO diyez ver şefim, dolmuşum boşalayım
Ya duracak kalbim ya da düzgün atacak
Ben ne diye elin derdinle uğraşayım
Yaşamak varken ömrünü güzelce
FA minör istiyorum şefim, fasıla başlayalım
Hem dinlenmişsindir de artık, gaza basalım
İçkiler benden bu gece, içmelere doyalım
Vuralım kadehleri, zil zurna sarhoş olalım
Sİ bemol ile bitir şefim, sitem etmeden gidelim
Evde bi güzel dinlenip yarın yine gelelim
Alalım içkimizi, muhabbete devam edelim
Kıramasın kimse güzel yüreklerimizi..
Halikarnas Şarapçısı
30 Ocak 2014 Perşembe
AŞK-SEVGİ FELSEFESİ
Aşk Şeytandır, Sevgi Tanrı’dır
İkisi bir arada büyük savaştır
Aşkın bittiği yerde sevgi başlar
Sevgiyi bitiren başka bir aşktır
Aşk eninde sonunda kaybeder
Çünkü;
Bu oyunu yazan-yöneten Tanrı’dır..
Halikarnas Şarapçısı
İkisi bir arada büyük savaştır
Aşkın bittiği yerde sevgi başlar
Sevgiyi bitiren başka bir aşktır
Aşk eninde sonunda kaybeder
Çünkü;
Bu oyunu yazan-yöneten Tanrı’dır..
Halikarnas Şarapçısı
18 Ocak 2014 Cumartesi
densiz gece
gece biter, ışık söner ve
koyu bir grilik siner evime,
yatağımda uyuduğumu sanırken ben
bilinçaltım benliğimi sınar,
kafamda karınca sürüsü sinirler
bir acayip şeyler sorar densizliğe
bir yanda kol saatimin tik-tak'ları
yayılır odamdaki sessizliğe..
Halikarnas Şarapçısı
terakkiperveran
parmaklara durgunluk verici bir sükunet içindeyim
yazılmayı bekleyen fısıltılarla o kadar da dolu kafamın içi
hani bir solukta okunabilen edebiyatçıklar gibi aslında
fakat vücut bulmalılar paragrafların içinde kendilerine
anlamlı bir sıraya dizilmeliler önce,
düşüncenin akışını bozan cümleler eksiltilse de
akabindeki cümlelere serpiştirilmeli bence,
gerek gizli özne, gerek belirtisiz nesene
içimde kalmasın yoksa boğar beni
bir çırpıda atıvermeliyim içimden hepsini
şimdi;
nasturi isyanı nedir be kardeşim?
ya o elviya-ı selase, kat'ül amare..?
ıstranca nerden aklıma girdi gece gece?
hay ben bu evkafı umumiyenin..
wagon-lits'teki adam türkçe ne dedi de atıldı işinden acaba?
peki, balkan antantında kimler vardı?
ah şu ingilizler! ne oyunlar oynamışlar futbolu bulana kadar..
brest-litovsk, gümrü, kars antlaşmalarının farkı nedir ki?
bu andan itibaren en güzeli
orhan veli'nin dediği gibi;
yazılmayı bekleyen fısıltılarla o kadar da dolu kafamın içi
hani bir solukta okunabilen edebiyatçıklar gibi aslında
fakat vücut bulmalılar paragrafların içinde kendilerine
anlamlı bir sıraya dizilmeliler önce,
düşüncenin akışını bozan cümleler eksiltilse de
akabindeki cümlelere serpiştirilmeli bence,
gerek gizli özne, gerek belirtisiz nesene
içimde kalmasın yoksa boğar beni
bir çırpıda atıvermeliyim içimden hepsini
şimdi;
nasturi isyanı nedir be kardeşim?
ya o elviya-ı selase, kat'ül amare..?
ıstranca nerden aklıma girdi gece gece?
hay ben bu evkafı umumiyenin..
wagon-lits'teki adam türkçe ne dedi de atıldı işinden acaba?
peki, balkan antantında kimler vardı?
ah şu ingilizler! ne oyunlar oynamışlar futbolu bulana kadar..
brest-litovsk, gümrü, kars antlaşmalarının farkı nedir ki?
bu andan itibaren en güzeli
orhan veli'nin dediği gibi;
ne atom bombası
ne londra konferansı
bir elinde cımbız
bir elinde ayna
umurundamı dünya..
7 Ocak 2014 Salı
2014'ün İLK ŞİİRİ
Geceyarısını bulmuştu yine uykusuzluk soyut bir inatla
Harabeye döndü yatağım, hallaç pamuğu yorganlar da
Düşünceler gıcırdıyordu, diş geçiriyordu beynime
Yalnızlık alameti mi bunlar ne isimsizce duygular
Gözümün önünde duvarda beliriyor bir ak sakallı
Hu deyip geçicek mi yoksa nanik mi yapıcak dede
İstavroz çıkartacak koynundan belki de
Yaldızlı yıldızlı kukuletasıyla ne tuhaf olmuş öyle
Ve diyor ki; “yavrum korkma hadi bana derdini söyle”
Aman dedecim, yaman dedecim, ver o mübarek elini öpeyim
Benim bi derdim var ki nerelere gideyim, kime diyeyim?
Diye düşünürken hızır gibi çıkıverdi karşıma dede..
Be hey ihtiyar, nerede şimdi kollarıma aldığım o yar?
Birkaç günlüğüne bile olsa zor ulan yalnızlık,
Çok zor gecelerin hakimiyeti..
Mutlak güç tanrınınsa eğer, o da bilmeli bu nedeni
Güç arttıkça kazanılan yalnızlık, kaybedilen özgürlük aslında
Yükseldikçe gaipleşen bir hayat, yaşamın gizemliliği ilkesi
Yeryüzüne kurban olayım ben, nihayet bir insanım baktığında
Hay o lanet olası iktidar savaşları
İçine tüküreyim saltanat-ı siyasetin..
Tarih yazmış çoktan evveli her bişeyi
Daha neyin öngörüsü bu, neyin projesi?
Devlet, ordu, ekonomi, sağlık, eğitim, bilim, sanat ve edebiyattır
Bir ülkenin medeniyeti..
Ülkemiz dünyada bunlardan hangisinde söz sahibi?
Hükümetin her şeyin üstünde olduğu bir rejimde
Hangi kanunun üstünlüğünden bahsediyorsunuz ki..
La havle vela kuvvete diyerek gök şuraya havale etmek
Asırlardır süregelen bir yanılgımız, gafımız meğer ki
Değil mi sevgilim?
Boş ver şimdi bu olanları, sen bak keyfine
Her şeyin başı sağlık, sen iyi ol yeter yine
Benim medeniyetim sensin, kültürüm sen
Medeni kanununda ilkem de sensin
Yaşadığım bu topraklar, ülkem de sensin
Seni seviyorum bütün dünya bilsin
Bundan önce olan her şeyi tarih sayfasından silsin..
2014 için yeni bir çizgisiz sayfa açılsın
Bu kez mürekkebi bol yeni bir kalem çalınsın
Çalakalem yazılsın daha hür daha gür metinler
Daha güler yüzlü, özlü cümleler
Hadi bakalım, yeni bir akım başlatalım
Edebiyata çığır açalım bu sene..
Ulaş TUZAK
Halikarnas Şarapçısı
Harabeye döndü yatağım, hallaç pamuğu yorganlar da
Düşünceler gıcırdıyordu, diş geçiriyordu beynime
Yalnızlık alameti mi bunlar ne isimsizce duygular
Gözümün önünde duvarda beliriyor bir ak sakallı
Hu deyip geçicek mi yoksa nanik mi yapıcak dede
İstavroz çıkartacak koynundan belki de
Yaldızlı yıldızlı kukuletasıyla ne tuhaf olmuş öyle
Ve diyor ki; “yavrum korkma hadi bana derdini söyle”
Aman dedecim, yaman dedecim, ver o mübarek elini öpeyim
Benim bi derdim var ki nerelere gideyim, kime diyeyim?
Diye düşünürken hızır gibi çıkıverdi karşıma dede..
Be hey ihtiyar, nerede şimdi kollarıma aldığım o yar?
Birkaç günlüğüne bile olsa zor ulan yalnızlık,
Çok zor gecelerin hakimiyeti..
Mutlak güç tanrınınsa eğer, o da bilmeli bu nedeni
Güç arttıkça kazanılan yalnızlık, kaybedilen özgürlük aslında
Yükseldikçe gaipleşen bir hayat, yaşamın gizemliliği ilkesi
Yeryüzüne kurban olayım ben, nihayet bir insanım baktığında
Hay o lanet olası iktidar savaşları
İçine tüküreyim saltanat-ı siyasetin..
Tarih yazmış çoktan evveli her bişeyi
Daha neyin öngörüsü bu, neyin projesi?
Devlet, ordu, ekonomi, sağlık, eğitim, bilim, sanat ve edebiyattır
Bir ülkenin medeniyeti..
Ülkemiz dünyada bunlardan hangisinde söz sahibi?
Hükümetin her şeyin üstünde olduğu bir rejimde
Hangi kanunun üstünlüğünden bahsediyorsunuz ki..
La havle vela kuvvete diyerek gök şuraya havale etmek
Asırlardır süregelen bir yanılgımız, gafımız meğer ki
Değil mi sevgilim?
Boş ver şimdi bu olanları, sen bak keyfine
Her şeyin başı sağlık, sen iyi ol yeter yine
Benim medeniyetim sensin, kültürüm sen
Medeni kanununda ilkem de sensin
Yaşadığım bu topraklar, ülkem de sensin
Seni seviyorum bütün dünya bilsin
Bundan önce olan her şeyi tarih sayfasından silsin..
2014 için yeni bir çizgisiz sayfa açılsın
Bu kez mürekkebi bol yeni bir kalem çalınsın
Çalakalem yazılsın daha hür daha gür metinler
Daha güler yüzlü, özlü cümleler
Hadi bakalım, yeni bir akım başlatalım
Edebiyata çığır açalım bu sene..
Ulaş TUZAK
Halikarnas Şarapçısı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)