SOSYAL MEDYA

SOSYAL MEDYA
ulastuzak

13 Mart 2010 Cumartesi

Hayata Tutunmak

tüm şairler kaleme
ressamlar tuvale
müzisyenler ezgiye
oyuncular perdeye
tutunmuşlar hep..

oysa yaşamak için yeter
tutunmak bir sevgiliye..

Ulaş Tuzak

9 Mart 2010 Salı

Ermiş

Başka diyarlardan göçüp gelmişim
Yepyeni taze bir hayat seçmişim kendime
Duygularımı akort edip bu akustik sahnede
Sergilemişim yine yeni bir beste..

Eserimin tesirleri açıyor kapalı kalpleri
Derinleşerek ilerliyor..

Ne mutlu sonunda güzel günler gelmiş
Mevsim de güzel bahar havaları esmiş
Zor günlerde çekilen acılara meğer değermiş
Sevgilim de güzel gönlüm de ermiş..

Ulaş Tuzak

28 Şubat 2010 Pazar

Kendimi Bulamıyorum

Kendimi kaybettiğimde
Seni bulmuştum
Fakat;
Kendimi bulduğumda
Seni kaybettim..

Ben kendimi
Bulduğum yerde kaybettim
Fakat;
Kaybettiğim yerde arıyorum
Bulamıyorum..

Ulaş Tuzak

Aşk'a Sabır Gerek

Merhaba yalnızlık
Uzun bi aradan sonra terar görüşmek
Hiç te güzel değilmiş..
Tam da yeni bir insan olmak üzereyken
Yepyeni bambaşka biri
Hiçbişeyden korkusu olmayan biri gibi..

Aslında neden böyle hissediyorum bilmiyorum
Fakat bunu kendime sorduğumda
Şu kanıya varıyorum;
Artık başka biri olmak zorunda değilim..
Belkide bu düşüncelerim
Beni yara almaktan kurtarıyor..
Keşke her şey seninle olduğu gibi
Huzurlu olarak kalabilseydi..
Ama olmadı..
Huzur, ancak belirli bir yaştan sonra yakalanabiliyor
Ve ben bu yaşa erişmek için henüz çok gencim..

Çok fazla hayallerim ve ümitlerim var
Aşk denilen olgu belki de bu..
Peşinden koştuğunuz ve asla yorulmadığınız
Uğruna mücadele etmekten yılmadığınız şeydir..
Fakat olmayacağına kanaat getirip te pes ettiğiniz de
Siz koşullu olarak aşkı istiyorsunuz demektir..
Aşk hiçbir zaman sizin koşullarınızı kabul etmeyecektir..
Ya siz aşkın dayatılarını kabul edeceksiniz
Ya da aşkınıza ulaşmak için uzun süre bekleyeceksiniz..
Beklemeye tahammülü olmayanlara
Bisiklete binmelerini salık veririm
Yada yüzme sporuyla ilgilenmelerini..
Aşk size göre bişey değil çünkü..

Aşkı aramakta ısrar edenlere
Üç şeye ihtacı olduklarını hatırlatmak istiyorum;
Sabır, sabır ve yine sabır..

Ulaş Tuzak

16 Şubat 2010 Salı

KÖPEK, KADIN, ERKEK


Köpek, Kadın, Erkek, bir rastlantı sonucu karşılaşan, yalnızlıklarını, başkalarıyla da yaptıkları gibi, bir gecelik de olsa yenebilmek için birlikte olan, bu buluşmaları giderek sıklaşan, birlikte olma süreleri uzayan, en sonunda da tuttukları bir evde oturmaya başlayan 40 yaşlarında pek alımlı olmayan bir kadın ile aynı yaşlarda sıradan bir erkek arasında yaşanan cinsel, ruhsal sorunları inişleri ve çıkışlarıyla irdeliyor. Bunu da, belirleyici bir adları olmayan, dolayısıyla benzer koşullarda yalnızlıklarını yenmeye çalışan tüm kadınları ve erkekleri simgeleyen Kadın ile Erkek'le veriyor. Onların yanı sıra da, hatta onlardan da çok, ironik bir biçimde, Köpek'in ağzından. Kadın ile Erkek'in daha ilk gün sokakta bulup bir gecelik yanlarına aldıkları, ancak onlara 'yamanan' bu Köpek'i yazar hem sevimli bir anlatıcı olarak kullanmış hem de yaman bir gözlemci. Köpek, bir bakıma da, Adem ile Havva'dan beri Kadın ve Erkek arasında yaşanan, kimi zaman, hatta çoğu zaman trajik boyutlara ulaşan ilişkiler yumağından doğan sorunları tragedyalarda bir bilge kimliğiyle belirleyen, açımlayan, çözümlenebilir gibilerse yorumlayan 'antik koro'nun, bir korobaşının görevini üstlenmiş.


Tanık olduğu ürkekliklerde, korkularda, iletişimsizlikte, güvensizlikte, özgürlük arayışlarında, kırılmışlıklarda, düş kırıklıklarında, hırçınlıklarda, karşısındakine işkenceye kadar varan egemenlik duygusunun kökeninde yaşanmışlıklar olduğu hissine kapılıyor seyirci. Yazar Berg, 60'lı yılların ortalarında, o zamanki adıyla Demokratik Almanya'da, siyasal koşullandırmaların, Soğuk Savaş ortamının ruhsal yapılar, dolayısıyla da toplumsal ve bireysel ilişkiler üzerinde silinmez olumsuz etkiler bıraktığı dönemde doğmuş, yetişmiş, aydın bir aile çevresinden gelen; gençliğinde kuklacılığa merak sarmış, daha sonra Batı'ya geçmiş, Hamburg limanında temizlik işçiliğinden kamyon sürücülüğüne kadar pek çok işe girip çıkmış biri. Kadın-erkek ilişkilerini zaman zaman alaycı bir anlatımla, zaman zamansa acımasız boyutlarıyla veren bu oyun, onun gerçekçi gözlemlerinin, belki de yaşanmış gerçeklerinin ürünü...



KONAK GENÇLİK TİYATROSU

Eşrefpaşa Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi'nde:
20 Şubat - 13 Mart - 3 Nisan - 28 Mayıs
saat: 20.00

Güzelyalı Kültür Merkezi'nde:
20 Mart - 17 Nisan - 8 Mayıs
saat: 20.00

28 Ocak 2010 Perşembe

Herbişeyim

Kelebeğim,
Sonbaharda yaprakları dökülen
Bir ağaç iken ben
Sen konuverdin üzerime
Birden bahar havası esti
Çiçeklerim açtı yeniden..

Meleğim,
Sen benim ruhumu sersemleştirip
Yüreğimi serserileştiriyorsun
Bu yüce gücün bir büyü olsa gerek
Beni hayallerden gerçekleştiriyorsun..

Bitanem,
Güzel gözlerine mi baksam hep
Yoksa bedenimi kollarına mı bıraksam
Hiçbişey düşünemiyorum sen yanımdayken
Sadece sevginin sınırsız şevkatini hissetmek
Ve de uyumak istiyorum geceler boyu
sana sarılarak..

Bebeğim,
Sende öyle bişey var ki herkesten farklı
Öyle bişey ki çözemedim bu işe ermedi aklım
O kadar sıcak ki dudakların
O kadar masum ve tatlı yanakların
Hem ısırmak istiyorum, hem acıtmamak
Öperek doymak istiyorum sana
Ve bir daha acıkmamak..

Sevgilim,
Benim vazgeçilmezimsin sen
Sensiz ben çok eksiğim
Çok gereksizim belki de
Bunu bilmeni istiyorum ki
Seni her şeyden çok
Ama çoooook seviyorum..

Ulaş Tuzak