Ve iki bin on..
Binlerce değil, sadece iki küçük bin yıllık ve bir on yılcık bilinen tarihin canlı şahitleriyiz hepimiz.. Neler yaşamadık ki bu iki küçük bincik yılda neler.. Kurulan yıkılan devletler, keşifler, icatlar, atlanan çağlar, çıkan savaşlar..
Herkes dünyanın sonunun geldiği senaryolarını yazadursun, gözden kaçan bir şey var ki, o da yakında çıkacak 3. dünya savaşı..
Çin önderliğinde kurulan Güney Asya Birliği (Asean); Çin, Malezya,Tayland,Singapur ve Endonezya beşgeninde güçlü bir sermaye ve dünya dengelerini büyük ölçüde etkileyecek güçlü bir ekonomi yaratmakta..
Başta Amerika olmak üzere, Avrupa Birliği ve Rusya’da bu konuda oldukça endişeli görünüyorlar.. Ancak her ne kadar konunun dışında gibi görünsek, aslında biz de ateşin tam ortasında bulunuyoruz.. Çıkacak bir 3. dünya savaşı durumunda hangi safta yer alacağımız bizim için ölüm kalım kadar önemli bir karar olacak. Bu yüzden şimdiden siyasilerimizin dış politikalarını ve iç dengelerini ona göre ayarlamaları gerekir..
İç dengeler demişken, her geçen yıl artan işsizliğe bu yılda eczanecilerimiz eklenicek.. Artık bütün eczacılar iş yerlerini bakkala çeviricek ve bakkalcılık sektöründe büyük bi rekabet havası yaşanacak gibi duruyor..
Milli eğitim bu yılda herzamanki gibi etkisiz elemanlar yetiştirecek ve özel eğitim sistemine ticari fayda sağlayacak ve ordanda yutan elemanlar ortaya çıkacak.. Milletin elindeki üç kuruşu türlü hilekarlıklarla tilki misali ağzından alacaklar..
Sporda yine Beşiktaş Galatasaray ve Fenerbahçe konuşulacak.. Dikkat edin futbol bile diyemiyorum o kadar spesifik ve kısır bir boyuta indirgedik sporu. İnsanları kutuplaştırdık bu sayede.. Bu yılda böyle devam edecek..
Ve Sanat.. Türkiye’de olmayan bir şeyden bahsetmek biraz abese iştikal edicek ama yinede azda olsa bikaç cümle edemeden geçemicem.. Türkiye’nin en büyük sermayesi Kültür ve Sanatıdır.. Fakat en az önem verilen dal da yine Sanatıdır.. Bu yılda değişen hiçbirşey olmayacak, sözde Avrupa Kültür Başkenti İstanbul yine olup bitenin ardından lafta kalacak..
İKİBİNON bize; bir Rusya, Fransa Edebiyatı; bir İtalya Modası, Güzel Sanatları; bir Almanya Felsefe ve Psikolojisi; bir İskandinav Sosyolojisi, Japonya –Çin-Kore Teknolojisi vermese bile enazından akıl fikir versin diyorum..
uMutlu yıllara Türkiye..
Ulaş Tuzak
2 Ocak 2010 Cumartesi
1 Ocak 2010 Cuma
Annem ve Sevgilim
2010 ile bir ilk yaşadım
Dünyanın en güzel şeyi imiş bu
Annemi ve sevgilimi yan yana görmek..
Üstelik ikiside aynı şeyleri düşünüyor
Aynı duyguları paylaşıyorlar benim için..
İnanılmaz mutluyum, inanılmaz sevinçli
Kelimelerle daha fazla anlatılmaz ki
Eniyisi gidin sizde alıp ta sevgilinizi
Gösterin annenize söyleyin sevginizi
Anlarsınız o zaman ne demek istediğimi..
O kadar şüphe duymaya pek gerek yokmuş
Ama ilkler nedense hep böyle olurmuş..
Ulaş Tuzak
Dünyanın en güzel şeyi imiş bu
Annemi ve sevgilimi yan yana görmek..
Üstelik ikiside aynı şeyleri düşünüyor
Aynı duyguları paylaşıyorlar benim için..
İnanılmaz mutluyum, inanılmaz sevinçli
Kelimelerle daha fazla anlatılmaz ki
Eniyisi gidin sizde alıp ta sevgilinizi
Gösterin annenize söyleyin sevginizi
Anlarsınız o zaman ne demek istediğimi..
O kadar şüphe duymaya pek gerek yokmuş
Ama ilkler nedense hep böyle olurmuş..
Ulaş Tuzak
27 Aralık 2009 Pazar
Ciddi Ciddi Bitti
Saatlerce düşünüyorum bir sıkıntı var içimde
Akibeti belirsiz karanlık bir düşteyim
Ellerim soğuyor, içerim titriyor
Kan çekiliyor damarlarımdan ruhum daralıyor..,
Hep aynı melodi şunları söylüyor;
“Hayatı ciddiye alan biri değilim
Neyi ciddiye aldıysam hep sorun oldu
Kendi haline bıraktığım her şey
Su misali aktı yolunu buldu..”
“Ciddi ciddi yazıyordum eskiden
Kimse yazdıklarımı okumuyordu
Şimdi öylesine yazıyorum
Biranda şair, yazar oluyorum..”
“Ciddi ciddi üniversiteyi bişey sanıyordum
Aksatmadan derslere girip çalışıyordum
Fakat 69la sınıfta kalıyordum
Şimdi okula öylesine gidiyorum
76 ortalamayla geçiyorum..”
“Ciddi ciddi tiyatroya başladım
Konservatuarlara sınavlara girdim
Elime yüzüme bulaştırdım
Ne zaman vazgeçtim bu sevdadan
Kendi tiyatromu kurup oyuncu oldum..”
“Ciddi ciddi aşık olurdum eskiden
Kimse bilmeden aşkı yaşardım
Platonik takılırdım kendimce, içimde biyerlere
Aşık olduğum hiç kimse, kendisine aşık olduğumu bilmedi
Çünkü bunu söylemeye yüreğim cesaret edemedi..”
“Onlara şiirler, mektuplar yazardım
Ama veremezdim bitürlü
Bigün gözümü karartıp vermeyi denedim
Çıktım karşısına, uzattım mektubu ona
İnanmazsınız ama tam 15 sayfa
Peki ne oldu sonunda?
Kaçıp gitti elimden yere göğe sığdıramadığım aşk..”
“Şimdi aşktan çekiniyorum, sakınıyorum kendimi
Fakat bu kez inadına aşk koşuyor peşimden..”
“Aşık olduğum hiç kimseyle birlikte olamamıştım
Bu yüzden de ciddi bir ilişki yaşamamıştım
Gönlümce eğlenip, gönlümce yaşarken
Kimse kimseyi sorgulamamıştı
Bende sorumsuzluğa iyice alışmıştım..”
“Hep özenmiştim uzun süren ilişkileri
Hepside güzel görünürdü fakat hepsi ciddi
Ciddi kelimesi içime bi sıkıntı yaratmıştı
Çünkü ciddiye aldığım her şey, istediğim gibi olmamıştı..”
“Nitekim bir aşk yakaladı beni
Gün geçtikçede ciddileşti
Kontrolü kaybetmiştim sevgimden
İşin içine ailelerde girmeye başlayınca
İçimdeki sıkıntı biranda arttı
Sanki içimde bir atom bombası vardı
Patlamaya hazır beklerken
Bir tercih yapmak zorunda kaldım;
Ya bombayı patlatıp yok olucaktım
Ya da bitecekti her şey..
Korktum içimdeki sıkıntıyla yok olmaktan..”
“İşte böyle bu defa
Her şey öylesine başlayıp
Ciddi ciddi bitti..”
ULAŞ TUZAK
Akibeti belirsiz karanlık bir düşteyim
Ellerim soğuyor, içerim titriyor
Kan çekiliyor damarlarımdan ruhum daralıyor..,
Hep aynı melodi şunları söylüyor;
“Hayatı ciddiye alan biri değilim
Neyi ciddiye aldıysam hep sorun oldu
Kendi haline bıraktığım her şey
Su misali aktı yolunu buldu..”
“Ciddi ciddi yazıyordum eskiden
Kimse yazdıklarımı okumuyordu
Şimdi öylesine yazıyorum
Biranda şair, yazar oluyorum..”
“Ciddi ciddi üniversiteyi bişey sanıyordum
Aksatmadan derslere girip çalışıyordum
Fakat 69la sınıfta kalıyordum
Şimdi okula öylesine gidiyorum
76 ortalamayla geçiyorum..”
“Ciddi ciddi tiyatroya başladım
Konservatuarlara sınavlara girdim
Elime yüzüme bulaştırdım
Ne zaman vazgeçtim bu sevdadan
Kendi tiyatromu kurup oyuncu oldum..”
“Ciddi ciddi aşık olurdum eskiden
Kimse bilmeden aşkı yaşardım
Platonik takılırdım kendimce, içimde biyerlere
Aşık olduğum hiç kimse, kendisine aşık olduğumu bilmedi
Çünkü bunu söylemeye yüreğim cesaret edemedi..”
“Onlara şiirler, mektuplar yazardım
Ama veremezdim bitürlü
Bigün gözümü karartıp vermeyi denedim
Çıktım karşısına, uzattım mektubu ona
İnanmazsınız ama tam 15 sayfa
Peki ne oldu sonunda?
Kaçıp gitti elimden yere göğe sığdıramadığım aşk..”
“Şimdi aşktan çekiniyorum, sakınıyorum kendimi
Fakat bu kez inadına aşk koşuyor peşimden..”
“Aşık olduğum hiç kimseyle birlikte olamamıştım
Bu yüzden de ciddi bir ilişki yaşamamıştım
Gönlümce eğlenip, gönlümce yaşarken
Kimse kimseyi sorgulamamıştı
Bende sorumsuzluğa iyice alışmıştım..”
“Hep özenmiştim uzun süren ilişkileri
Hepside güzel görünürdü fakat hepsi ciddi
Ciddi kelimesi içime bi sıkıntı yaratmıştı
Çünkü ciddiye aldığım her şey, istediğim gibi olmamıştı..”
“Nitekim bir aşk yakaladı beni
Gün geçtikçede ciddileşti
Kontrolü kaybetmiştim sevgimden
İşin içine ailelerde girmeye başlayınca
İçimdeki sıkıntı biranda arttı
Sanki içimde bir atom bombası vardı
Patlamaya hazır beklerken
Bir tercih yapmak zorunda kaldım;
Ya bombayı patlatıp yok olucaktım
Ya da bitecekti her şey..
Korktum içimdeki sıkıntıyla yok olmaktan..”
“İşte böyle bu defa
Her şey öylesine başlayıp
Ciddi ciddi bitti..”
ULAŞ TUZAK
22 Aralık 2009 Salı
hayatı otomatiğe bağlamak..
aklıma gelen ilk şeyi yazıyorum bu gece.. belki de kırılmış bir kalple içi buruk bir şekilde ağlıyorum bir başıma kendikendime.. canım sıkılıyor, o da takılıyor kendi halinde ama ne istediğini gizliyor benden..
bir başıma kalınca geceleri, işitiyorum var olmanın acı verici sesini.. sıkıntılar gün yüzüne çıkarak beynimi tırmalıyor ve uyutmuyor yaramaz düşünceler yine..
uyuyamadığım her an dürtülerin sinsice beynimi okladığını hissediyorum.. kanımdaki delilik yayılıyor tüm vücuduma atar damarlarımla, fakat ani bir ürpertiyle çekiliyor toplar damarlarımla bütün cesaretim..
bütün hislerimin bir düş olarak kalması, gerçek hayatı anlamsızlaştırıyor.. beyninde canlanan resimler ne yazık ki fotomontajdan ibaretler..
hergece, yarını düşleyerek uyuyorum.. ama bitürlü yarın, düşlediğim gibi olmuyor ve her yeni gün düşlerimle gerçek arasındaki hata payını çözmekle geçiriyorum.. rahatça yaşamak için artık yarına plan yapmak istemiyorum..
her yapılan plan beraberinde umutlarıda getiriyor.. ve umutlar yok olduğunda hiçbirşey eskisi kadar güzel olmuyor.. umutların sönmesi riskini almamak için umut etmemek gerektiğini öğrendim.. her günü kurtarmak için yaşa ki, bugünden sonraki dünler ve yarınlar kurtarılmış olsunlar otomatik olarak..
ulaş tuzak
bir başıma kalınca geceleri, işitiyorum var olmanın acı verici sesini.. sıkıntılar gün yüzüne çıkarak beynimi tırmalıyor ve uyutmuyor yaramaz düşünceler yine..
uyuyamadığım her an dürtülerin sinsice beynimi okladığını hissediyorum.. kanımdaki delilik yayılıyor tüm vücuduma atar damarlarımla, fakat ani bir ürpertiyle çekiliyor toplar damarlarımla bütün cesaretim..
bütün hislerimin bir düş olarak kalması, gerçek hayatı anlamsızlaştırıyor.. beyninde canlanan resimler ne yazık ki fotomontajdan ibaretler..
hergece, yarını düşleyerek uyuyorum.. ama bitürlü yarın, düşlediğim gibi olmuyor ve her yeni gün düşlerimle gerçek arasındaki hata payını çözmekle geçiriyorum.. rahatça yaşamak için artık yarına plan yapmak istemiyorum..
her yapılan plan beraberinde umutlarıda getiriyor.. ve umutlar yok olduğunda hiçbirşey eskisi kadar güzel olmuyor.. umutların sönmesi riskini almamak için umut etmemek gerektiğini öğrendim.. her günü kurtarmak için yaşa ki, bugünden sonraki dünler ve yarınlar kurtarılmış olsunlar otomatik olarak..
ulaş tuzak
20 Aralık 2009 Pazar
Buz Gibi
buz gibiyim şimdi
üstelik kış ayında
birden yağmur yağıyor
içim sıkılıyor yine
gece oluyor buhranlanıyorum
beynimdeki sanrılar uyutmuyor yine
buz gibiyim şimdi
üşüyorum geceleri
üstümde ince bir örtü
yanımda ezik bir yastık
altımda sertçe yatak batıyor
bir sağa, bir sola dönmekten
heryanım ağrıyor
hiddet ve de metanet birarada
şarkı söylüyor kulaklarımda
titriyor içim hala
gözlerimde hafif bir buğulanma
göz kapaklarım yavaşça kapanmakta
sarılıyorum yastığıma
sesizce iç çekerek
buz gibi dalıyorum rüyalarıma..
Ulaş Tuzak
üstelik kış ayında
birden yağmur yağıyor
içim sıkılıyor yine
gece oluyor buhranlanıyorum
beynimdeki sanrılar uyutmuyor yine
buz gibiyim şimdi
üşüyorum geceleri
üstümde ince bir örtü
yanımda ezik bir yastık
altımda sertçe yatak batıyor
bir sağa, bir sola dönmekten
heryanım ağrıyor
hiddet ve de metanet birarada
şarkı söylüyor kulaklarımda
titriyor içim hala
gözlerimde hafif bir buğulanma
göz kapaklarım yavaşça kapanmakta
sarılıyorum yastığıma
sesizce iç çekerek
buz gibi dalıyorum rüyalarıma..
Ulaş Tuzak
18 Kasım 2009 Çarşamba
Kaydol:
Yorumlar (Atom)