Gelişen teknoloji asırlardır kör olan aşkın da gözünü açmayı başardı nihayet..
Eskiden aşkın gözü kördü, evet. Bu görüşe bende katılıyorum.
O zamanlar, güzel bir insanı görür görmez aşık olabiliyorduk.
Günümüzde ise, aşık olamamanın sıkıntısını çekmekte insanlar,
çünkü aşık olmak için artık güzellikten öte birçok vasıf arıyoruz karşı cinste..
Özellikle önce güçlü olmasını istiyoruz ve sonra güvenilir olmasını, üstüne bir de güzel olmasını..
Yaşadığımız çağda, güç demek şüphesiz para demektir. Bunun yanı sıra mevki, makam sahibi olmak ta göz önünde
bulundurulabilir.. Bu elemeyi yaptıktan sonra, güven meselesi karşımıza çıkıyor ki bu elemelerimizin en zor
kısmıdır. Bu özellik biraz zaman aldığı için hemen anlaşılamaz, bu yüzden de bazen kararsız kalmamıza
yol açar genellikle..
Gelelim söz konusu güzelliğe; yani eli yüzü düzgün olsun yeter..
Güvenilir olunca, huyu suyu da iyidir işte deriz zaten..
İşte bunlar bir çatı altında birleşince de sıra geliyor, aşk meselesine..
Bütün bu koşullar sağlandığında ve aşk kendi süzgecinden geçirip tabiri caizse ince eleyip sık dokuduktan sonra
hoşlanma hormonunu yavaş yavaş salgılamaya başlar.
Daha sonraki aşamada endorfin, dopamin ve selatonin hormonlarının
kokteyl halini almasıyla kendimizde o kişiye karşı konulmaz bir istek ve arzu duyarız..
Bu vecd (trans,ekstaz) halinde aşık olduğumuzu söyler dururuz işte..
1 Ekim 2009 Perşembe
29 Eylül 2009 Salı
Cinsellik Üzerine
ne bir açlığa benzer bu
ne de susuzluğa
yahut kuş tüyü bir yatakta
geceler süren uykusuzluğa..
vampirlerin susuzluğu gibi
su içmekle geçmez
kandan başka hiçbirşey
bu yokluğu gidermez..
acıkırsan, bir kuru ekmek
susarsan,bikaç yudum su
yorulursan, iki saat uyku
hemen çare olur sana..
lakin öyle bi ihtiyaç bu
heran bela olur sana..
önce okul bitirip
iş sahibi olman gerek,
hele erkek isen bir de
askere gitmen gerek,
sonra bir ev tutup
yuva kurman gerek,
oldu paşam yaş 30 küsür
birde çocuk yapman gerek..
bütün bu ahval ve şerait içinde
sağlıklı, mutlu kalman gerek..
yıllardır okuyoruz
okul bitmiyor..
bitiren arkadaşlar
işe giremiyor..
işe girip çalışanlar
bir eş bulamıyor..
bulup evlenenlerinde
yaşı çoktan geçiyor..
bu yaşa gelene kadar
bizler napalım?
sağlıklı yaşam için
hep oruç mu tutalım?
tamam tutalım da
nezaman bozalım?
aç olan kişi, gözünde yemekleri görür
sabah akşam sürekli kebapları düşünür
parasız ise lokantaların önünde sürünür
bir parça kuru ekmeğe minnettar olur..
susayan kişinin, aklına ilk buzlar gelir
sonra kola, gazoz meyve suları
bira, rakı, viski, votka ister bazıları
bir yudum su içince unutur o hazları..
yorulan kişinin, burnunda tüter yatmak
eve gelince ilk işidir, kendini yatağa atmak
hele şöyle olsa da bir kuş tüyü yatak
lakin bir kanepeye kıvrılıp uyumak bile yeter..
aç değilim,
susuz değilim,
uykusuz da değilim..
fakat nerden geliyor
bu içimdeki eğilim?
birşey istiyor bedenim
ve rahatsızlık veriyor..
fakat toplum da bu konuda
beni huzursuz ediyor..
devletim bana, ne gelecek
ne de iş veriyor..
fakat aklıma binbir türlü
garip düşler giriyor..
iki güzel göz, bir tatlı dudak
bana çok hoş geliyor..
üşüyorum geceleri artık
zaten kış ta geliyor..
sarılıp uyumalıyım birine ama
bu durum herkese yaş geliyor..
Ulaş Tuzak
ne de susuzluğa
yahut kuş tüyü bir yatakta
geceler süren uykusuzluğa..
vampirlerin susuzluğu gibi
su içmekle geçmez
kandan başka hiçbirşey
bu yokluğu gidermez..
acıkırsan, bir kuru ekmek
susarsan,bikaç yudum su
yorulursan, iki saat uyku
hemen çare olur sana..
lakin öyle bi ihtiyaç bu
heran bela olur sana..
önce okul bitirip
iş sahibi olman gerek,
hele erkek isen bir de
askere gitmen gerek,
sonra bir ev tutup
yuva kurman gerek,
oldu paşam yaş 30 küsür
birde çocuk yapman gerek..
bütün bu ahval ve şerait içinde
sağlıklı, mutlu kalman gerek..
yıllardır okuyoruz
okul bitmiyor..
bitiren arkadaşlar
işe giremiyor..
işe girip çalışanlar
bir eş bulamıyor..
bulup evlenenlerinde
yaşı çoktan geçiyor..
bu yaşa gelene kadar
bizler napalım?
sağlıklı yaşam için
hep oruç mu tutalım?
tamam tutalım da
nezaman bozalım?
aç olan kişi, gözünde yemekleri görür
sabah akşam sürekli kebapları düşünür
parasız ise lokantaların önünde sürünür
bir parça kuru ekmeğe minnettar olur..
susayan kişinin, aklına ilk buzlar gelir
sonra kola, gazoz meyve suları
bira, rakı, viski, votka ister bazıları
bir yudum su içince unutur o hazları..
yorulan kişinin, burnunda tüter yatmak
eve gelince ilk işidir, kendini yatağa atmak
hele şöyle olsa da bir kuş tüyü yatak
lakin bir kanepeye kıvrılıp uyumak bile yeter..
aç değilim,
susuz değilim,
uykusuz da değilim..
fakat nerden geliyor
bu içimdeki eğilim?
birşey istiyor bedenim
ve rahatsızlık veriyor..
fakat toplum da bu konuda
beni huzursuz ediyor..
devletim bana, ne gelecek
ne de iş veriyor..
fakat aklıma binbir türlü
garip düşler giriyor..
iki güzel göz, bir tatlı dudak
bana çok hoş geliyor..
üşüyorum geceleri artık
zaten kış ta geliyor..
sarılıp uyumalıyım birine ama
bu durum herkese yaş geliyor..
Ulaş Tuzak
14 Eylül 2009 Pazartesi
Bir Garip Sonat
Buzdağlarının yamacından,
Baharın sıcaklığıyla eriyen
Bir çığ gibi düştün yüreğime..
Yüreğim karlar altında kaldı..
Hayallerim, o masum beyazlıkların
En derinlerinde saklı artık..
Yüreğimi teşir ettin ve gittin sessizce
Şimdi ısrarla kahrediyorum kendime
Sıradan değil bu bi garip
Bi başka hikaye tam anlamıyla..
Sarsıyordu beynimden bacaklarıma kadar
Titretiyordu zangır zangır..
Hengameli günlerin buğulu yansıması
Mat duvarlarında kayboluyordu öykümün
Göz altlarımı morartmış endişelerin
Soğuk ürpertisini hissediyorum şimdi..
Ey tutkuların fışkırarak yardığı yüreğim,
Zehrini bir seferde yay ki damarlarıma
Uğuştuğunu hissetmeden silsin hafızamı kökünden
Ve yeniden yazılmaya başlansın kaderim..
Sabıkasızca değdir masum dudaklarını
Benim utangaç dudaklarıma
Sebepsizce öp beni hiç duraksamadan
Bıkmadan ve yorulmadan..
Soru sormadan sev beni,
Şüphe etmeden aşkı yaşa..
Bırak kendini aşka benim kolarımda lütfen..
Unutma!
Kalbin asla sana yalan söylemez
Ona karşı koyma..
Beyinlere şeytan girebilir
Ama bir kalbe asla!
7 kez yıldırım çarpsa da
8incide yine kaçma..
bırak çarpsın
bişey olmaz nasılsa..
Sürükleyerek götürüyor hayat,
Enteresan insanların arasına bir çırpıda salıveriyor..
Tanışmakta zorlanmasam da pek
Alışmakta biraz sorun yaşıyorum
Ama dayanırım ben bu garipliğe
Sonunda sevişmek varsa elbet..
Kısmet işte herşey, biraz sabret
Düşünerek paralama kendini..
Yıldırım gibidir, bazı tesadüfler
Bütün mümkün sonuçları
Tersine çevirebilir de bazen..
Saçmalıktır herşeyi bir nedene bağlamak
Nedensizce yaşamak varken hayatı..
Sorgulamasak ne güzel olurdu
Birbirimizden kaçak bakışlarımızı..
Garipsiyorum göz göze geldiğimiz her an
İçimdeki titreyişin sebebini merak etmeni.
Keşke herşeyin bir sınırlandırıcısı olmasa diye düşünürken
Bir yandan da saklı hislerimi
Günyüzüne çıkarsam mı acaba diyorum..
Tam vericek iken zehrimi dudaklarına
İradem donduruyor biranda
Beynimle kalbim arasındaki iletken sıvıyı..
Gözbebeklerindeki umutsuz bakışlar
Çıkmaz sokaklarına sürüklüyordu beni yavaş yavaş
Derinlemesine yokoluş böyle başlıyordu bedenimde..
Aşıkları serinleten rüzgarlar, içimi buz gibi donduruyordu..
Ulaş Tuzak
Baharın sıcaklığıyla eriyen
Bir çığ gibi düştün yüreğime..
Yüreğim karlar altında kaldı..
Hayallerim, o masum beyazlıkların
En derinlerinde saklı artık..
Yüreğimi teşir ettin ve gittin sessizce
Şimdi ısrarla kahrediyorum kendime
Sıradan değil bu bi garip
Bi başka hikaye tam anlamıyla..
Sarsıyordu beynimden bacaklarıma kadar
Titretiyordu zangır zangır..
Hengameli günlerin buğulu yansıması
Mat duvarlarında kayboluyordu öykümün
Göz altlarımı morartmış endişelerin
Soğuk ürpertisini hissediyorum şimdi..
Ey tutkuların fışkırarak yardığı yüreğim,
Zehrini bir seferde yay ki damarlarıma
Uğuştuğunu hissetmeden silsin hafızamı kökünden
Ve yeniden yazılmaya başlansın kaderim..
Sabıkasızca değdir masum dudaklarını
Benim utangaç dudaklarıma
Sebepsizce öp beni hiç duraksamadan
Bıkmadan ve yorulmadan..
Soru sormadan sev beni,
Şüphe etmeden aşkı yaşa..
Bırak kendini aşka benim kolarımda lütfen..
Unutma!
Kalbin asla sana yalan söylemez
Ona karşı koyma..
Beyinlere şeytan girebilir
Ama bir kalbe asla!
7 kez yıldırım çarpsa da
8incide yine kaçma..
bırak çarpsın
bişey olmaz nasılsa..
Sürükleyerek götürüyor hayat,
Enteresan insanların arasına bir çırpıda salıveriyor..
Tanışmakta zorlanmasam da pek
Alışmakta biraz sorun yaşıyorum
Ama dayanırım ben bu garipliğe
Sonunda sevişmek varsa elbet..
Kısmet işte herşey, biraz sabret
Düşünerek paralama kendini..
Yıldırım gibidir, bazı tesadüfler
Bütün mümkün sonuçları
Tersine çevirebilir de bazen..
Saçmalıktır herşeyi bir nedene bağlamak
Nedensizce yaşamak varken hayatı..
Sorgulamasak ne güzel olurdu
Birbirimizden kaçak bakışlarımızı..
Garipsiyorum göz göze geldiğimiz her an
İçimdeki titreyişin sebebini merak etmeni.
Keşke herşeyin bir sınırlandırıcısı olmasa diye düşünürken
Bir yandan da saklı hislerimi
Günyüzüne çıkarsam mı acaba diyorum..
Tam vericek iken zehrimi dudaklarına
İradem donduruyor biranda
Beynimle kalbim arasındaki iletken sıvıyı..
Gözbebeklerindeki umutsuz bakışlar
Çıkmaz sokaklarına sürüklüyordu beni yavaş yavaş
Derinlemesine yokoluş böyle başlıyordu bedenimde..
Aşıkları serinleten rüzgarlar, içimi buz gibi donduruyordu..
Ulaş Tuzak
24 Temmuz 2009 Cuma
benim olmalı

bu gece benim olmalı
bu karanlıklar,
bu sis,
bu pus benim..
yarın yaşanıcaklar için yaşamalıyım
yaşama tutunmalıyım bu gece..
ve kendimi inandırmalıyım
gitmeden önce..
bu günah benim olmalı
bu nefret,
bu şehvet benim..
hayallerimin peşinden koşmalıyım
onlara yaklaşmalıyım iyice..
ve mutlu olmalıyım
geri dönmeden önce..
bu saçmalıklar benim olmalı
bu karamsarlık,
bu duygusallık..
uzaklara doğru savrulmalıyım
eskilerden arınmalıyım bence..
ve kurtulmalıyım şüphelerimden
seni sevmeden önce..
Ulaş Tuzak
24 Mayıs 2009 Pazar
Haykırış
Ey ıssızlığın gölgesine saklanmış karamsar adam,
Ey yüreğindeki sessizliği bozamayan,
Ey beynindeki zincirleri kırıp ta
Koynundaki acıya katlanamayan adam,
Söyle!
Neden yalnızsın böyle?
Kafandaki cevapsız sorularla uğraşmaktan bıkmadın mı?
Sıkılmadın mı kendikendine bu oyunu oynamaktan?
Yada korkmuyor musun hala tek başına, ne bu cesaret?
Hayatı paylaşarak yaşamak gerek,
Sen yorulmadın mı bi başına kaldırmaya bütün dertleri?
Pekala..
Bir karar ver artık
Zaman tükendi..
Kıyametin eşiğine gelmişiz
Ramak kalmış güneşin batışına..
Haberimiz yok..
Gece oluyor yine hatırlatayım dedim
Bak bu son haykırışım sana
Aklını başına topla!
Gidiyorum birazdan
Kalıcaksın yine yalnız başına..
Ey aklı çok olup ta kullanamayan adam
Bu gece son ver bu gidişe
Ve yarın mutlu bi şekilde git işine..
Etrafında birsürü güzellik var
Görürsün, görmek istersen eğer
Bak, iyice bak..
Epeyce yaklaştın sanırım
Dokunacaksın birazdan
Hissetmiyor musun sıcaklığını
Fazla uzağa gitmiş olamaz
Buralarda biyerde
Elini uzatsan tutacaksın
Ama birazcık çaba göster ne olur
Yoksa hep böyle kalıcaksın..
Ey düşünmekten uyuyamayan düşünceli adam,
Sınırlarını daralt biraz düşüncelerinin
Mahfedeceksin, yazıkedeceksin kendine
Sonra iki damla gözyaşı için
Boğazına düğümleneceksin yine..
Biliyorum artık
Seni iyice tanıyorum
Çok zor bu durumda yaşamak
Fakat yardım etmek istiyorum
Dinle beni bu gece
Kurtar kendini lütfen
İnan herşey çok basit hayatta
Zorlaştıran sensin..
Biraz çaba göster sadece
Herşey birdenbire çözülecektir
Keşke daha önce deneseydim diyeceksin..
Ey duygularını sergilemekten çekinen utangaç adam,
Utanmadan söyle
Haykır dünyaya hissettiklerini..
Bırak yansın cümle alem sözlerinden
Bırak kahrolsunlar, ağlasınlar
Bırak çekip gitsinler istemezlerse..
Sen biran evvel söyle
Kader kapısını kapatmadan
Bırak kalsın kalanlar geride
Görmezlerse yitip gidenleri..
Ey yüreğine gömülmüş çıkamayan adam,
Saçmalama daha fazla da
Yok et içindeki bu anlamsız kasveti
An, bocalama anı değil
Saklanıp ağlama anı hiç değil..
Dur da dinle beni
Bak göreceksin elbet
Herşey düzelecek..
Ey aşktan gözü kör olan dengesiz adam,
Bitsin sürgün yaşantın artık
Sen de özgürce yaşa korkmadan
Özgürce uç semalarda zümrütü anka gibi..
Ama hiçbizaman sapma
Gerçekle hayal arasındaki ince çizgiden..
Her iki tarafta çok tehlikeli çünkü
Bir ip cambazı gibi olmalısın
Aşkla kalabilmek için her daim..
Ey uzun zaman sonra kendine bakıp haykıran adam,
Sözlerinde biraz ince hesaplar var sanırım
Ya tutarsa diye gitme bu sefer
Ya tutmazsa diye yap hesaplarını..
Hep felsefeyle, psikolojiyle bir yere kadar
Asıl ideoloji yüreğinin tam ortasında yatıyor
Keşfettiğin zaman anlayacaksın
Onu dinlemeye başladığında ise
Kendi mesihin olacaksın..
ULAŞ TUZAK
Ey yüreğindeki sessizliği bozamayan,
Ey beynindeki zincirleri kırıp ta
Koynundaki acıya katlanamayan adam,
Söyle!
Neden yalnızsın böyle?
Kafandaki cevapsız sorularla uğraşmaktan bıkmadın mı?
Sıkılmadın mı kendikendine bu oyunu oynamaktan?
Yada korkmuyor musun hala tek başına, ne bu cesaret?
Hayatı paylaşarak yaşamak gerek,
Sen yorulmadın mı bi başına kaldırmaya bütün dertleri?
Pekala..
Bir karar ver artık
Zaman tükendi..
Kıyametin eşiğine gelmişiz
Ramak kalmış güneşin batışına..
Haberimiz yok..
Gece oluyor yine hatırlatayım dedim
Bak bu son haykırışım sana
Aklını başına topla!
Gidiyorum birazdan
Kalıcaksın yine yalnız başına..
Ey aklı çok olup ta kullanamayan adam
Bu gece son ver bu gidişe
Ve yarın mutlu bi şekilde git işine..
Etrafında birsürü güzellik var
Görürsün, görmek istersen eğer
Bak, iyice bak..
Epeyce yaklaştın sanırım
Dokunacaksın birazdan
Hissetmiyor musun sıcaklığını
Fazla uzağa gitmiş olamaz
Buralarda biyerde
Elini uzatsan tutacaksın
Ama birazcık çaba göster ne olur
Yoksa hep böyle kalıcaksın..
Ey düşünmekten uyuyamayan düşünceli adam,
Sınırlarını daralt biraz düşüncelerinin
Mahfedeceksin, yazıkedeceksin kendine
Sonra iki damla gözyaşı için
Boğazına düğümleneceksin yine..
Biliyorum artık
Seni iyice tanıyorum
Çok zor bu durumda yaşamak
Fakat yardım etmek istiyorum
Dinle beni bu gece
Kurtar kendini lütfen
İnan herşey çok basit hayatta
Zorlaştıran sensin..
Biraz çaba göster sadece
Herşey birdenbire çözülecektir
Keşke daha önce deneseydim diyeceksin..
Ey duygularını sergilemekten çekinen utangaç adam,
Utanmadan söyle
Haykır dünyaya hissettiklerini..
Bırak yansın cümle alem sözlerinden
Bırak kahrolsunlar, ağlasınlar
Bırak çekip gitsinler istemezlerse..
Sen biran evvel söyle
Kader kapısını kapatmadan
Bırak kalsın kalanlar geride
Görmezlerse yitip gidenleri..
Ey yüreğine gömülmüş çıkamayan adam,
Saçmalama daha fazla da
Yok et içindeki bu anlamsız kasveti
An, bocalama anı değil
Saklanıp ağlama anı hiç değil..
Dur da dinle beni
Bak göreceksin elbet
Herşey düzelecek..
Ey aşktan gözü kör olan dengesiz adam,
Bitsin sürgün yaşantın artık
Sen de özgürce yaşa korkmadan
Özgürce uç semalarda zümrütü anka gibi..
Ama hiçbizaman sapma
Gerçekle hayal arasındaki ince çizgiden..
Her iki tarafta çok tehlikeli çünkü
Bir ip cambazı gibi olmalısın
Aşkla kalabilmek için her daim..
Ey uzun zaman sonra kendine bakıp haykıran adam,
Sözlerinde biraz ince hesaplar var sanırım
Ya tutarsa diye gitme bu sefer
Ya tutmazsa diye yap hesaplarını..
Hep felsefeyle, psikolojiyle bir yere kadar
Asıl ideoloji yüreğinin tam ortasında yatıyor
Keşfettiğin zaman anlayacaksın
Onu dinlemeye başladığında ise
Kendi mesihin olacaksın..
ULAŞ TUZAK
10 Mayıs 2009 Pazar
BAŞKASINA AİT
Bir başkasına ait o
Asla benim olmayacak
Ve bunu bile bile yaşamak
İnan ki zor olacak..
Hayal ve gerçek arasındaki gelgitlerim
Acaba ne zaman son bulacak?
Bu amansız haykırışlarımı
Kimbilir kimler duyacak?
Beni şair eden yüreğimdeki sensin
Bir gün bu yürek seni de unutacak
Yazılan diğer şiirlerim gibi
Bu da mazide kaybolucak..
Ulaş Tuzak
Asla benim olmayacak
Ve bunu bile bile yaşamak
İnan ki zor olacak..
Hayal ve gerçek arasındaki gelgitlerim
Acaba ne zaman son bulacak?
Bu amansız haykırışlarımı
Kimbilir kimler duyacak?
Beni şair eden yüreğimdeki sensin
Bir gün bu yürek seni de unutacak
Yazılan diğer şiirlerim gibi
Bu da mazide kaybolucak..
Ulaş Tuzak
Kaydol:
Yorumlar (Atom)