damarlarımda dolaşan şarap üzümden değil,
senin yüzünden bu gece..
öyle bir kafası var ki hüzünlendim yine bu gece..
gel gitlerin ortasında, uçurumun kenarındaydım..
nasıl bir düş kursam, neler bıraksam ki arkamda
hiç unutmasan ve ben sonsuzluğa atlasam bu gece..
damarlarımdaki acı verici akışı hissediyorum bu gece
yakıcı aşkını ve söndürmeye yetmeyen nefesimi
açmaya korktuğum gözlerimi de..
titreyen bacaklarım ince bir pikeye sarmalanmış
intaharın eşiğindeki ürkek yürek
ve korkudan beti benzi atmış, sararmış surat
hepsi daracık karyola üzerinde harmanlanmış bir imgesel
boğazımda düğümlenen bir nehir yatağı
göz pınarlarımda kuruyan damlalar
henüz gürültü kopartmamış bir ağıt
ve malum shakespeare tragedyası..
ulaştuzak
19 Kasım 2011 Cumartesi
12 Kasım 2011 Cumartesi
bakış açısı..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
sözlüğümde direk yazmaz aşk diye
bazen saçmalamak, bazen susmaktır
bazen hiç oralı bile olmamaktır
için içini yemekteyken..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
gelip geçici bir hastalıktır bendeki
ama sanırım migrendeki gibi
gelgitler asla bitmezler
beyninin etini yemekteyken..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
yorumsuzluğumdadır yorumlarım
sorumsuzluğumdaki sorumluluklarım gibi
düzensizliğin düzenini kurarım
ben birini sevmekteyken..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
Ulaş Tuzak
ilgisizliğimde..
sözlüğümde direk yazmaz aşk diye
bazen saçmalamak, bazen susmaktır
bazen hiç oralı bile olmamaktır
için içini yemekteyken..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
gelip geçici bir hastalıktır bendeki
ama sanırım migrendeki gibi
gelgitler asla bitmezler
beyninin etini yemekteyken..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
yorumsuzluğumdadır yorumlarım
sorumsuzluğumdaki sorumluluklarım gibi
düzensizliğin düzenini kurarım
ben birini sevmekteyken..
aşk sorumsuzluğumda vardır benim
ilgisizliğimde..
Ulaş Tuzak
2 Kasım 2011 Çarşamba
istanbul taksimi
ben bi mandolinin re minör sesiyim
tınılarımla inler duvarlar bu gece
her dokunuşunda parmaklar, gerilsem de
ne ciğerler yakarım içten içe..
bikaç gezenti yaparım
mi-fa-sol arasında
içli bi türkü olurum ardından
her demde yankılanır ezgiler
kadehlere eşlik ederken
yine açılır o eski defterler..
şirin mi şirin, güzel mi güzel
geçiverir gözlerimin önünden
ılık bi rüzgar, sanki bi imbat
esiverir saçlarının arasından..
si bemole çıkartırım oktavımı
bikaç fondip sonrasında
manalı bi haykırışla koyarım tavrımı
mızrap atışlarının arkasında..
bir es verdikten sonra yankılarım
sonra ağar ağar perdeleri açarım
la-sol-fa mi-re doğru
iyice hüzün saçarım..
muhayyer kürdi mi, sagah mıydı
neydi acaba makamım?
en iyisi dinleyelim şarkıyı o zaman anlayalım
bu taksime noktayı burda koyalım..
tınılarımla inler duvarlar bu gece
her dokunuşunda parmaklar, gerilsem de
ne ciğerler yakarım içten içe..
bikaç gezenti yaparım
mi-fa-sol arasında
içli bi türkü olurum ardından
her demde yankılanır ezgiler
kadehlere eşlik ederken
yine açılır o eski defterler..
şirin mi şirin, güzel mi güzel
geçiverir gözlerimin önünden
ılık bi rüzgar, sanki bi imbat
esiverir saçlarının arasından..
si bemole çıkartırım oktavımı
bikaç fondip sonrasında
manalı bi haykırışla koyarım tavrımı
mızrap atışlarının arkasında..
bir es verdikten sonra yankılarım
sonra ağar ağar perdeleri açarım
la-sol-fa mi-re doğru
iyice hüzün saçarım..
muhayyer kürdi mi, sagah mıydı
neydi acaba makamım?
en iyisi dinleyelim şarkıyı o zaman anlayalım
bu taksime noktayı burda koyalım..
25 Ekim 2011 Salı
iç isyan
nasılsın dedi bi ses içimden, oysa hiç konuşmak istemiyordum ki ben. boğazım düğümlenmiş, hişt deseler süzülücek yanaklarımdan damlalar. ilişme be içimdeki ses, de get işin mi yok başka.. şimdi ne gerek vardı tam istirahat vakti gelmişken bedene.. içine ettin bu gecenin de. al işte şimdi uyu uyuyabilirsen..
acılı görüntüler film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden, göz kapaklarım açık haldeyken bile. ürperiyorum, sobanın yanında olmama rağmen titriyorum. ne yapabilirim dye düşünüyorum yada ben kötü durumda olsaydım ne yapabilirdi insanlar bana???
bu kocaman geniş ve rahat odada bile içim sıkılıyorken acaba daracık ıssız ve soğuk biyerde, betonların arasına sıkışmış kılımı kıpırdatamaz halde neler hisseder, neler düşünürdüm?? düşüncesi bile dehşet verici tanrım!!
hayattan her şikayet etmeye yeltendiğimde neden şükrettiğimi yüzlerce kez olduğu gibi yine yeniden görüyor ve isyankarlığıma isyan ediyorum.
acılı görüntüler film şeridi gibi geçiyor gözlerimin önünden, göz kapaklarım açık haldeyken bile. ürperiyorum, sobanın yanında olmama rağmen titriyorum. ne yapabilirim dye düşünüyorum yada ben kötü durumda olsaydım ne yapabilirdi insanlar bana???
bu kocaman geniş ve rahat odada bile içim sıkılıyorken acaba daracık ıssız ve soğuk biyerde, betonların arasına sıkışmış kılımı kıpırdatamaz halde neler hisseder, neler düşünürdüm?? düşüncesi bile dehşet verici tanrım!!
hayattan her şikayet etmeye yeltendiğimde neden şükrettiğimi yüzlerce kez olduğu gibi yine yeniden görüyor ve isyankarlığıma isyan ediyorum.
22 Ekim 2011 Cumartesi
hatrı sayılır bikaç satır
biraz cesur olmam gerektiğini fısıldadı musalar az önce kulağıma
uyku sersemi gözlerimi açıp ta yenemezsem bu gönül tembelliğini
asla ulaşamayacağımı söyledi hayalini kurduğum anlara
o eşsiz büyüleyici endamıyla bana euterpe..
seviyorum seni demek istiyorsun, biliyorum
dedi bana yine bu gece..
alıp kollarına sarılmak istiyorsun,dedi
öpmek istiyorsun ama utanıyorsun..
için için titriyor, boncuk boncuk terliyorsun
yine de bu heyecan yetmiyor, dedi..
ille de romayı yeniden yakıcam diyorsun
ille de parise gidicem, kaçırıcam o çingeneyi
sen ne fantastik hayaller kuruyorsun??
ne an, ne zaman, ne de mekan bulabilirsin
bu gizemli perilerin sana özel davetinde
bir vahiy doğar içine ve yazmak istersin
ne kömür, ne mürekkep ne de kan bulabilirsin..
bir klavye yetişir imdadına
gerek yok ki kaleme kağıda
gelmiş geçiyor bile gönlümün
zaten bu altın çağı da..
olsun be, olsun da gümüşten olsun,
olsun da bakırdan olsun
yeter ki bikaç hatır yaşayabilelim aşkımızı
yeter ki bikaç satır yazabilelim..
uyku sersemi gözlerimi açıp ta yenemezsem bu gönül tembelliğini
asla ulaşamayacağımı söyledi hayalini kurduğum anlara
o eşsiz büyüleyici endamıyla bana euterpe..
seviyorum seni demek istiyorsun, biliyorum
dedi bana yine bu gece..
alıp kollarına sarılmak istiyorsun,dedi
öpmek istiyorsun ama utanıyorsun..
için için titriyor, boncuk boncuk terliyorsun
yine de bu heyecan yetmiyor, dedi..
ille de romayı yeniden yakıcam diyorsun
ille de parise gidicem, kaçırıcam o çingeneyi
sen ne fantastik hayaller kuruyorsun??
ne an, ne zaman, ne de mekan bulabilirsin
bu gizemli perilerin sana özel davetinde
bir vahiy doğar içine ve yazmak istersin
ne kömür, ne mürekkep ne de kan bulabilirsin..
bir klavye yetişir imdadına
gerek yok ki kaleme kağıda
gelmiş geçiyor bile gönlümün
zaten bu altın çağı da..
olsun be, olsun da gümüşten olsun,
olsun da bakırdan olsun
yeter ki bikaç hatır yaşayabilelim aşkımızı
yeter ki bikaç satır yazabilelim..
18 Ekim 2011 Salı
aşk korkusu
durmadan biyerlere doğru uçuyorsun kelebeğim
bense kanatlarının çıkmasını bekleyen bir böceğim
sanırım en sonunda dayanamayıp seveceğim
biliyorum, biliyorum çok yakında öleceğim..
bense kanatlarının çıkmasını bekleyen bir böceğim
sanırım en sonunda dayanamayıp seveceğim
biliyorum, biliyorum çok yakında öleceğim..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)