SOSYAL MEDYA

SOSYAL MEDYA
ulastuzak

24 Mayıs 2009 Pazar

Haykırış

Ey ıssızlığın gölgesine saklanmış karamsar adam,
Ey yüreğindeki sessizliği bozamayan,
Ey beynindeki zincirleri kırıp ta
Koynundaki acıya katlanamayan adam,
Söyle!
Neden yalnızsın böyle?
Kafandaki cevapsız sorularla uğraşmaktan bıkmadın mı?
Sıkılmadın mı kendikendine bu oyunu oynamaktan?
Yada korkmuyor musun hala tek başına, ne bu cesaret?
Hayatı paylaşarak yaşamak gerek,
Sen yorulmadın mı bi başına kaldırmaya bütün dertleri?
Pekala..
Bir karar ver artık
Zaman tükendi..
Kıyametin eşiğine gelmişiz
Ramak kalmış güneşin batışına..
Haberimiz yok..
Gece oluyor yine hatırlatayım dedim
Bak bu son haykırışım sana
Aklını başına topla!
Gidiyorum birazdan
Kalıcaksın yine yalnız başına..

Ey aklı çok olup ta kullanamayan adam
Bu gece son ver bu gidişe
Ve yarın mutlu bi şekilde git işine..
Etrafında birsürü güzellik var
Görürsün, görmek istersen eğer
Bak, iyice bak..
Epeyce yaklaştın sanırım
Dokunacaksın birazdan
Hissetmiyor musun sıcaklığını
Fazla uzağa gitmiş olamaz
Buralarda biyerde
Elini uzatsan tutacaksın
Ama birazcık çaba göster ne olur
Yoksa hep böyle kalıcaksın..

Ey düşünmekten uyuyamayan düşünceli adam,
Sınırlarını daralt biraz düşüncelerinin
Mahfedeceksin, yazıkedeceksin kendine
Sonra iki damla gözyaşı için
Boğazına düğümleneceksin yine..
Biliyorum artık
Seni iyice tanıyorum
Çok zor bu durumda yaşamak
Fakat yardım etmek istiyorum
Dinle beni bu gece
Kurtar kendini lütfen
İnan herşey çok basit hayatta
Zorlaştıran sensin..
Biraz çaba göster sadece
Herşey birdenbire çözülecektir
Keşke daha önce deneseydim diyeceksin..

Ey duygularını sergilemekten çekinen utangaç adam,
Utanmadan söyle
Haykır dünyaya hissettiklerini..
Bırak yansın cümle alem sözlerinden
Bırak kahrolsunlar, ağlasınlar
Bırak çekip gitsinler istemezlerse..
Sen biran evvel söyle
Kader kapısını kapatmadan
Bırak kalsın kalanlar geride
Görmezlerse yitip gidenleri..

Ey yüreğine gömülmüş çıkamayan adam,
Saçmalama daha fazla da
Yok et içindeki bu anlamsız kasveti
An, bocalama anı değil
Saklanıp ağlama anı hiç değil..
Dur da dinle beni
Bak göreceksin elbet
Herşey düzelecek..

Ey aşktan gözü kör olan dengesiz adam,
Bitsin sürgün yaşantın artık
Sen de özgürce yaşa korkmadan
Özgürce uç semalarda zümrütü anka gibi..
Ama hiçbizaman sapma
Gerçekle hayal arasındaki ince çizgiden..
Her iki tarafta çok tehlikeli çünkü
Bir ip cambazı gibi olmalısın
Aşkla kalabilmek için her daim..

Ey uzun zaman sonra kendine bakıp haykıran adam,
Sözlerinde biraz ince hesaplar var sanırım
Ya tutarsa diye gitme bu sefer
Ya tutmazsa diye yap hesaplarını..
Hep felsefeyle, psikolojiyle bir yere kadar
Asıl ideoloji yüreğinin tam ortasında yatıyor
Keşfettiğin zaman anlayacaksın
Onu dinlemeye başladığında ise
Kendi mesihin olacaksın..

ULAŞ TUZAK

10 Mayıs 2009 Pazar

BAŞKASINA AİT

Bir başkasına ait o
Asla benim olmayacak
Ve bunu bile bile yaşamak
İnan ki zor olacak..

Hayal ve gerçek arasındaki gelgitlerim
Acaba ne zaman son bulacak?
Bu amansız haykırışlarımı
Kimbilir kimler duyacak?

Beni şair eden yüreğimdeki sensin
Bir gün bu yürek seni de unutacak
Yazılan diğer şiirlerim gibi
Bu da mazide kaybolucak..

Ulaş Tuzak

26 Nisan 2009 Pazar

Kalpazan Gönüller

Son defasında yine karalamak istedim seni
İçimdeki boşluktan fırsat bulup..
Önemsiz olduğunu biliyorum
Ama gerekli olacağını düşündüm..
Enazından aradan geçen bunca zamanın
Bende ne gibi değişimler yarattığını görebilirsin..

Israr etmiyorum artık uslandım..
Hayır, sen benim değildin zaten biliyordum bunu
Ama ben kendimi senin sanmıştın o zamanlar..

Hayalperest bir çocuğun maceraperest davranışları
Kendini zafer kazanmış bir kumandan ilan etmişti..
Ve karar vermişti kime emanet edeceğini bağımsızlığını..
Ama düşünememişti vatan topraklarının
Bir işgal sonucu yok olacağını..
Terkedip gittiğinde ise masa başında düşman
Hiçbir önemi kalmamıştı sadakatin..
Beynine bir şarapnel parçası saplanmıştı
Fakat o yaşamaya devam etmişti..

Çünkü küçüktü,
Farkında değildi hayatının..
Belki de hayatı o kadardı, o bilmiyordu..
Dar bir çerçevenin içine tıkılıp kalmıştı..
Ordan izledi belli bir yaşa kadar dünyayı..
Tesadüfen de olsa çıkınca o küçücük yerden
Gözlerinin bir bir algılamaya başladığını farketti
Etrafındaki amansız kıpırdanmaları..
Ufuk çizgisinin günden güne genişlemesiyle
Davranışlarında da köklü bir değişimin sözkonusu olduğunu
Sana göstermek istedi.
Eskisi gibi değildi artık
Buna kesinlikle emindi..
Ama bulamadı seni
Çoktan kaybolmuştun ortalıktan..
Yok olmuştun..
Sanki yer yarılmış ta içine girmiştin
Anlamadı..
Kimseye anlatamadı..

Kor bir ateş saklıyordu koynunda
Üflesen yeniden alevlenicek gibiydi
Oysa ne bi üfleyen oldu
Ne de bi rüzgar esti..

Dün onunlaydın oysa,
Bugün başkasıyla,
Yarın kiminle olucaksın allah bilir..
Hep düşüp kalkıcak mısın böyle bir yerlerde?.
Durup düşünmüyorsun nihayetini onun kadar..
Neden acaba bu savrukluğun, boşvermişliğin?
Sebebini merak etmiyor musun hiç?
Bence senin büyük aşk sanrıların
Kalpazan gönüllerden ibaret..

ULAŞ TUZAK

22 Mart 2009 Pazar

Gecenin İçinden



Saatler geçiyor olsada,
Gecenin içinden akması kadar
Sert bir anı yoktur zamanın..
Geceler zamanı kendisine hapseder öyle yavaşlatır,
Duyguları mahkum eder öyle yoğunlaştırır ki;
Eğer gece ruh haliniz iyi ise daha iyi
Kötüyse daha kötü hissettirir size.
Çünkü duyguları derinden yaşarsınız geceleri..

Ulaş Tuzak

21 Mart 2009 Cumartesi

Aşka Gelme



Bil ki sevmiyorum seni artık gelme
Tükettin kalemimin mürekkebini gelme..

Yarattığın buz dağlarını yıkmana gerek yok
Erimez gönlümdeki bu buzlar artık gelme..

Kırılmış gönül eskisi gibi olmaz, bilmiyor musun?
İzlerini silmeye niyet edip sakın ha gelme..

Rüzgarlar alıp götürsün seni daha da uzaklara
Ben görmek istemiyorum seni, inat edip te gelme..

Sınırlarını ihlal ettin aşkın, mülteci oldun sende
Anayurdundan kaçarak umut edip gelme..

Sonsuzluğun telaşı sarmışsa bedeni, kimse sınır koyamaz
Sınırlarını aşmış yüreğin bikere, yeniden sınır koymaya gelme..

Yarınların şevkatli kolları ısıtır beni, sığınırım yarınlara
İçer içer şarabımı yazarım, yazılarıma nokta olmaya gelme..

Ebediyete kadar yolum var benim, yolumu iyi bilirim
Bedenimi gömerim yine devam ederim, beni yoldan çıkarmaya gelme..

Dağılıyor düşüncelerim artık başka beyinlere doğru
Birine değer nasılsa, anlar o beni, sana gerek yok gelme..

Bir tek semazen dönmezse etrafımda aşkın şarabıyla
Ben ölmüşüm demektir ki boşuna zahmet edip dönmeye gelme..

Ulaş Tuzak

16 Mart 2009 Pazartesi

Doğum Günüm (16 Mart)

Doğum günüm bugün benim..
Sevinsem mi, üzülsem mi ?
Vallahi bilemedim..

Bir etrafıma baktım, bir kendime
Dedim niye yahu, niye?
Ben niye doğdum?
Cevapsız bir soruyla yaşıyordum çünkü,
Anahtarı kaybolmuş kilitli bir sandık gibi..
İçinde ne var diye düşünürken ben
Geçip gidiyor ömür gözlerimin önünden..
Ya bi nedeni varsa gerçekten?
Asla bilemem ki birgün ölmeden..
Ama anlamı yok sandıktaki ganimetlerin
Sen öldükten sonra ortaya çıkmasında..
Cevabını aramıyorum bu sorunun
Sadece yakıştırıyorum kendi kendime..
Bana güzel gelen nedenleri
Sıralıyorum ardı ardına..

Ben doğdum çünkü;
Soyumu devam ettirmek için..
Ben doğdum çünkü;
Susadığımda suyumu içebilmek,
Acıktığımda yemeğimi yiyebilmek için..
Ben doğdum çünkü;
Oyunumu oynayabilmek için arkadaşlarımla..
Ben doğdum çünkü;
Okuyabilmek, yazabilmek için..
Herşeyin farkında olabilmek için..
Ben doğdum çünkü;
Paylaşabilmek için sahip olduklarımı..
Doğdum çünkü;
Sevmek, aşık olmak için..
Menfaatsizce sevişebilmek için..
Evet doğdum ama;
Yaşayabilmek için özgürce..

Şimdi özgür müyüm?
Vallahi bilemedim..