Önce güzeli tanımlayalım.. Güzel nedir?
Güzel izafi bir olgudur, güzellik bakanın gözündedir. Güzel ile ilgili yorumları ortaya çıkaran etmenlerin büyük bir kısmı insanlarda olduğu halde, insanlar bu yetkinliklerini nesnelere yönlendirirler ve güzeli yaratan özellikler sanki o nesnenin özelliğiymiş gibi farzederler. Bu da doğal olarak güzelin göreceliliğine yol açar.
Güzelin yarattığı haz, hayal gücümüz ile düşünme gücümüzün uyuşmasından oluşur.
Güzellik; bi varolana, tutuma ya da davranışa, onun hoşluğunun yansıtılması demektir.Hiçbirşey varolarak güzel değildir.Bu düşüncenin ona yansıtılması onu güzel yapar.
Bugün herhangi birşeyi güzel sayabilmek için öncelikle ilgilendiği kişide bir haz uyandırması gerekir. Daha sonra bizde bir estetik kaygı yaratması ve bize bir iletide bulunması gerekir.
Buradan hareket edersek, Tiyatro neden güzeldir sorusuna daha kolay sebepler bulabiliriz..
Peki neden güzeldir Tiyatro?
Tiyatro öncelikle, tiyatro yapmaya başlayan insanlar için bir eğlence aracıdır.. Bir sosyal ortamdır tiyatro. Daha sonraları, oyuncu adayları kendi gelişimlerinin farkına vardığı andan itibaren tiyatroyu sahiplenmeye başlar. Hele bir de, sahnede seyirci önüne çıktığı zaman ve o alkışı aldığı zaman kişisel saygınlık konusunda kendini ispatlama tutumuna girer ve bu andan itibaren tiyatro, onlar için psikolojik bir ihtiyaç haline gelir. Vücut için uğuşturucu etkisi yapar. Bu yüzden, uğuşturucuda olduğu gibi, vücudumuzda hoş etkiler bırakan bir olguyu tekrar yaşamak için tiyatro güzel gelir bize. (tiyatrocular açısından söylüyorum)
Seyirci açısından bakarsak tiyatro, televizyondan daha gerçektir, samimidir, estetiktir, güçlüdür. Bu güç te, algıda iyiye işarettir. Tiyatro.. bu yüzden güzeldir..
Tiyatro yön verir, hayatın görülmeyen, bilinmeyen, belki de farkedilmeyen basit yönlerini bize gösterir ve ders almamızı sağlar. Bizi uyarır. Bu yüzden de güzeldir.
Tiyatro, bir ülkenin, bir bölgenin ve o yörede yaşayan halkın kültürünü yansıtır. Bu da bir güzelliktir..
Tiyatro, bir yaşam tarzıdır. Yaşama tutunma aracıdır belki de.. En güzeli de budur bence..
14 Mart 2009 Cumartesi
22 Şubat 2009 Pazar
kendikendine

ne kendim anlayabilirdim kendimi
ne de kendimi anlayabilirdi bi başka biri
birden sen çıktın anladın beni
sonra anlamamazlığa vurdun kendini..
kendini kendinden başka kimse sevmezdi
kendini bende görüp sevişmeden önce,
kendini benden çıkarıp, yine sevdin kendini
kendikendine ettin ne ettiysen..
ben kendim gibi sandım seni
kendim gibi sevdim bilesin..
sen kendini ne sanırdın bilmem ama
sen kendikendini rencide ettin..
kendikendime soruyorum şimdi
kendim cevaplıyorum
meğer sorun kendimmişim
şimdi anlıyorum..
24 Ocak 2009 Cumartesi
İzmir'de Tiyatroculara Destek Kampanyası

İzmir'de tiyatro üretimi yapmaya çalışan bir tiyatrocu olarak bir kampanya başlatmak istiyorum. Bunun adını 'İzmir Tiyatrocularına Destek Kampanyası' koydum. Ya da adı her ne olursa olsun, tiyatro adına bir hareket başlattım, bu dayanışmaya katılıp bize destek vermenizi istiyorum.. Ben izmir'de yaşıyorum ve tiyatromu da burda yapacağım..
İzmir'de amatör ya da profesyonel olarak tiyatro ile ilgilenen herkes, bir gün ortada yapayalnız kalıyor. Çünkü tiyatro yapmak için sığınacakları bir çatıları yok. Şanslı olanlar kendi yerlerini oluşturabiliyorlar, hatta adamı olanlar devletten ödenek bile alabiliyorlar.. Ancak çok iyi olup ta başını sokabilecek biyer bulamayan ve aşık olduğu bu mesleği yapamayan çok sayıda tiyatro emekçisi var bu şehirde.
Akademik bir geçmişe sahip olanlar ise hemen İstanbul'a kaçıyorlar sanki orda yeterince tiyatrocu yokmuş gibi.. Ki zaten akademik eğitim almak isteyen de alamıyor ya.. Güzel sanatlar fakültelerinden sadece Dokuz Eylül'de tiyatro bölümü var, o da içler acısı bir halde. Neden mi? Her yıl 8-10 kişinin alındığı bu okula girenlerin de nasıl girdikleri belli zaten, anlatmaya gerek yok. Bunlar zaten okula girmeseler de bir şekilde İstanbul'da, orda burda tanıdık çevresi olan kişiler. Birşekilde biryere tutunabilirler nasılsa.
Ya bu işe yıllarını vermiş olanlar? Yılarca kendi başlarına birşeyler yapmaya çalışanlar? Onlar için neden birşey yapılmıyor? Neden onlara sahip çıkılmıyor? Bu şehir de onlar için bir yer açmak çok mu zor? Neden bu sanatçılar değerlendirilmiyor anlamıyorum, soruyorum??
Mesela Türkiye'nin 3. büyük şehri olan İzmir'de neden bir Şehir Tiyatrosu yok? Sürekli bir yerlere sanat merkezleri açılıyor gözleri boyamak için. Sanat'ı destekliyorlarmış.. Her seçim öncesi sanatı desteklemeyen belediye var mı ki? En son Güzelyalı'da Adnan Saygun Sanat Merkezi açıldı. İstanbul Modern'den etkilenmişler.. Kimbilir kaç milyon liralar harcanmıştır?? Peki gerek var mıydı böyle bir yapıya, tartışılır.. Oraya ayrılan bütçe ile kurulamaz mıydı şehir tiyatrosu? Şimdi o sanat merkezinde neler yapılacak? Sanki hergün İstanbul Modern'deki gibi etkinlikler, bienaller mi olacak? Pek sanmıyorum.. Kimileri diyor ki, Devlet Tiyatrosu var, yetmez mi? Yetmez.. Hatta devlet tiyatrosu hiç bir işe yaramaz bence.. Bedava yapsalar oyunları yine gidilmez.. Çünkü, her devlet dairesindeki gibi orası da köhneleşmiş. Yönetmeninden oyuncularına kadar herkes devlet memuru gibi çalışmakta, salla başını al maaşını.. Ben maaşlı tiyatrocu istemiyorum! Tiyatrocuya destek verin, o kendi parasını bir şekilde kazanır. Tiyatrocuya yer verin, tiyatrocuya ilgi gösterin, tiyatrocuyu alkışlayın.. İnanın tiytroları para değil, sevgi yaşatır..
Euterpe Sanat Topluluğu olarak, İzmir'de bütün zorluklara karşı birşeyler yapmaya, bir akım yaratmaya çalışıyoruz. En son Alsancak'ta kirasını ödeyemediğimizden dolayı sahnemizi kapatmak zorunda kaldık. Özel bir tiyatro olarak bu işi yapmamız çok zor. Biz bu ülkenin vatandaşı ve İzmir'in halkı olarak kendimize ve bizim gibi olan tüm tiyatrocu kardeşlerimize bir destek istiyoruz.
İzmir'de tiyatro yapmaya çalışan herkes adına ilgili merciilere (Yerel ve Ulusal Basına, Büyük Şehir Belediyesine, İlçe Belediyelerine, Partilere, Derneklere, Klüplere, Odalara vs.) sesleniyorum; Lütfen İzmir'deki tiyatro hareketlerini takip edin! Onlara sahip çıkın! Destek verin!
31 Aralık 2008 Çarşamba
İKİBİNDOKUZ

Nasıl anlatsam size geçen yıllarımı, neler yaptıklarımı.. Yıllar o kadar acımasız ki, sizin durumunuzla hiç ilgilenmiyor, hiç beklemiyor.. Hani kendimizi tavşan sanırız da hızlı yaşamaya çalışırız ya, işte yıllar da bir kaplumbağa gibi yavaş yavaş gelip bizi geçiyor sinsice..
Birden kendimize gelip bir bakıyoruz ki, o güzelim toz pembe yıllarımız, arşivlenmiş raflarda, tozlu sararmış sayfalara dönüşmüşler bizden habersiz..
Hüzünlenmemek elde değil bana kalırsa. Yeni yılın kesin olmayan getirilerini tartışıyor herkes, lakin geçen yılların bizden götürdüklerini hiç kimse konuşmuyor nedense..
Umutlu gözlerle bakabilmek ister her insan geleceğe belki çaresizce ama unutmamalıdır her gelenin gideni aratacağı gerçeğini..
Sonuçta ikibinsekiz yılı bizde artı ve eksileriyle neler bıraktı, bunu analiz etmeliyiz ve kendimizi ikibindokuz yılına böyle hazırlamalıyız.. Yoksa herkes klasik köhne beklentiler içinde sağlık, mutluluk ve huzur ister.. Tabiii 'Aşk'! ta..
Okurlarıma kısaca şunu söylemek istiyorum; ikibindokuz yılında önce kendimizi, sonra ailemizi, sonra arkadaşlarımızı ve komşularımızı, daha sonra toplumumuzu ve dünyamızı olumlu yönde etkileyecek üretimlerde bulunalım..
Tüketim toplumu içerisinde salmışız kendimizi gidiyoruz bilinmeyen karanlık bir geleceğe doğru. Geleceğimizi aydınlatmamız için, artık üreten bir toplum olmalıyız, kadınıyla erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla, tüm toplumumuzla o eski kurtuluş savaşı dönemlerindeki gibi aynen, belki daha fazlasıyla..
Henüz geç kalmış sayılmayız, zararın neresinden dönülürse kardır sevgili dostlar..
Üretmeye İKİBİNDOKUZ da başlıyoruz ve üreten bir toplum oluyoruz..
Kolay gelsin!
9 Kasım 2008 Pazar
EUTERPE SANAT TOPLULUĞU

İzmir'de yepyeni bir sanat akımı doğuyor.. Euterpe Sanat Topluluğunu kurmak için biraraya gelen Taner İşeri, Atilla Ertörer, Hakan Yıldırım ve Ulaş Tuzak İzmir'de daha önce eşi benzeri görülmemiş bir sanat faaliyetini başlatmayı hedef seçtiler ve bunun için çalışmalarına başladılar..
Öncelikli olarak, Görünmez Tiyatro'yu ele alan topluluk ;(Görünmez Tiyatro, Augusto Boal'ın Ezilenlerin Tiyatrosunda değindiği bir türdür..), bununla beraber kısafilm, senaryo yazım ve doğaçlama&skeç alanında da çalışmalarını sürdürmektedir..
Euterpe Sanat,İlk oyunu 'Ritüel Yansımalar' ile Aralık 2008 den itibaren sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor..
http://tr-tr.facebook.com/group.php?gid=47667205978&ref=nf
2 Haziran 2008 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
